LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te evren ifadesini içeren 40 kelime bulundu...

alem / âlem / عالم

  • Dünya, evren.
  • Dünya, cihan, evren.
  • Dünya; evren. (Arapça)

alem-i kebir / âlem-i kebîr

  • Büyük âlem, evren.

alem-şümul / âlem-şümul / âlem-şümûl

  • Evrensel, bütün cihanı kaplayan.
  • Dünya çapında, evrensel.

alemşümul / âlemşümûl

  • Bütün âlemi kaplayan, evrensel.

cihan-şümul / cihan-şümûl

  • Dünya çapında, evrensel.

cihanşümul / cihanşümûl

  • Dünya çapında, evrensel.
  • Dünya çapında, evrensel.

Deist

  • Deizm veya Yaradancılık, tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancıdır. Deizm genel olarak Dünya'ya veya Evren'in işleyişine müdahale etmeyen tek tanrı olduğuna inanır.

Deizm

  • Deizm veya Yaradancılık, tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancıdır. Deizm genel olarak Dünya'ya veya Evren'in işleyişine müdahale etmeyen tek tanrı olduğuna inanır.

desatir-i külliye

  • Her yerde ve konumda geçerli olan genel kurallar, prensipler, kanunlar; evrensel kanunlar.

evreng

  • Taht, evrend. (Farsça)
  • Şan, şeref, nâm. (Farsça)
  • Zinet, süs. (Farsça)
  • Akıl, irfan. (Farsça)
  • Ağaç kurdu. (Farsça)
  • Hoş hâllilik, hâlin hoşluğu. (Farsça)
  • Hile, desise, hud'a, aldatma, oyun. (Farsça)
  • Yakışıklılık. (Farsça)

fabrika-i kainat / fabrika-i kâinat

  • Bir fabrikayı andıran kâinat, evren.

halık-ı kainat / hâlık-ı kâinat

  • Evreni ve bütün varlıkları yaratan Allah.

hayat-ı kainat / hayat-ı kâinat

  • Evrenin hayatı.

hıfzıssıhha

  • (Hıfz-üs sıhha) Sağlıklı yaşamak için doğrudan doğruya kişi ve içinde bulunan çevrenin sağlıkla alâkalı şartlarını tetkik edip inceleyen, gerekli tedbirleri olan ve bu çeşit çalışmalardan bahseden hekimlik kolu veya sağlık bilgisi.
  • Sıhhatini korumak. Sağlığını muhafaza etmek.

hikmet-i aliye-i kainat / hikmet-i âliye-i kâinat

  • Evren ile ilgili yüksek bilgi.

hilkat-i kainat / hilkat-i kâinat

  • Evrenin yaratılışı.

idare-i kainat / idare-i kâinat

  • Evrenin idaresi.

kainat / kâinat / kâinât / كائنات

  • Yaratılmış varlıklar, evren.
  • Evren.
  • Evren. (Arapça)
  • Dünya. (Arapça)

kainat halıkı / kâinat hâlıkı

  • Evrenin ve herşeyin sahibi olan Allah.

kainat maliki / kâinat mâliki

  • Evrenin ve yaratılmış herşeyin gerçek sahibi olan Allah.

kainat sahibi / kâinat sahibi

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve sahibi Allah.

kainat sultanı / kâinat sultanı

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve Sultanı Allah.

kainat-ı müteceddide / kâinat-ı müteceddide

  • Devamlı yenilenen kâinat, evren.

kainat-ı seyyale / kâinat-ı seyyâle

  • Akıp giden kâinat, evren.

kainat-ı suğra / kâinat-ı suğrâ

  • Küçük kâinat, evren; insan türü.

kainatın sahibi / kâinatın sahibi

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve sahibi Allah.

kainatın sanii / kâinatın sânii

  • Kâinatı, evreni ve içindeki herşeyi sanatla yaratan Allah.

kıble-i kainat / kıble-i kâinat

  • Bütün evrenin yöneldiği kıble.

komünizm

  • Komünizm (Latince kökenli communis - ortak, evrensel); üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız, parasız ve devletsiz bir toplumsal düzen ve bu düzenin kurulmasını amaçlayan toplumsal, siyasi ve ekonomik bir ideoloji ve harekettir. (Fransızca)

külliyat-ı kainat / külliyat-ı kâinat

  • Bütün evren.

külliyat-ı umur

  • Genel, evrensel işler.

kur'an-ı ezher / kur'ân-ı ezher

  • Parlak Kur'ân (ayrıca burada Kur'ân, insanlığın bütün kabiliyet ve donanımının gelişmesine hitap ettiği için evrensel üniversite anlamında Ezher Üniversitesine benzetilmiş de olabilir.).

nebiyy-i ahirüzzaman / nebiyy-i âhirüzzaman

  • Dünya hayatının kıyamete yakın son devrenin Nebisi; son Peygamber.

ruh-u kainat / ruh-u kâinat

  • Evrenin ruhu.

sahib-i kainat / sahib-i kâinat

  • Evrenin ve herşeyin yaratıcısı ve sahibi Allah.

sebeb-i hilkat-i kainat / sebeb-i hilkat-i kâinat

  • Evrenin yaratılış sebebi.

sırr-ı kainat / sırr-ı kâinat

  • Evrenin sırrı.

şuur-u kainat / şuur-u kâinat

  • Evrenin şuuru, bilinci.

umumi alem / umumî âlem

  • Genel dünya, evren.

zerrat-ı alem / zerrât-ı âlem

  • Evrendeki zerreler.