LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te evlilik ifadesini içeren 22 kelime bulundu...

akraba / akrabâ

  • Aralarında neseb (soy), süt ve evlilik bakımından yakınlık bulunanlar.

aşiret / aşîret

  • Dil ve kültürü büyük ölçüde aynı türden olan, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında sosyal, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk; oymak.

hibale-i izdivac

  • Evlilik bağı.

huluvv

  • Boş olmak, hâlî oluş. Boşluk. Boşta olmak.
  • Huk: Tarafların anlaşarak evlilik hayatlarına son vermeleri.
  • Huk: Bir gayr-i menkulün, muayyen bir bedel ile kiralanmış olmasından doğan kiracılık hakkı ve menfaati.
  • Hava parası adıyla verilen meblağ.

iddet

  • Kocasının ölümüyle dul kalan veya talak (boşama) ve fesh (nikâhın bozulması) sebebiyle evlilik bağı çözülen kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken zaman.

izdivaç

  • Evlilik.

izdivac / izdivâc / ازدواج

  • Evlilik. (Arapça)

karabet / karâbet

  • Soy, süt ve evlilik yoluyla yakınlık, akrabâlık.

kesret-i izdivaç

  • Çok evlilik.

nikah / nikâh

  • Evlilik için yapılan akit, sözleşme. Evlenecek müslüman bir erkek ile kadının şâhidler huzûrunda ben seni zevceliğe (hanımlığa) aldım, diğerinin de kabûl ettim demesi.

poligami

  • Çok evlilik.

sıhr / صهر

  • Evlilikten doğan akrabalık. (Arapça)

sıhriyet / صهریت

  • Evlilikten doğan akrabalık, kan bağı. (Arapça)

sıla-i rahm

  • Akrabâyı, yâni ana, baba, dede, çocuklar ve torunları; süt ve evlilik yoluyla olan yakınları ziyâret etmek, gözetmek ve onlara yardım etmek.

sinn-i büluğ / sinn-i bülûğ

  • Büluğ yaşı, ergenlik (evlilik) çağı.

taaddüd-ü ezvac / taaddüd-ü ezvâc

  • Çok evlilik.

taaddüd-ü zevcat

  • Birden fazla kadınla evlilik.
  • Bir kaç kadınla evlilik hali.

taaddüdüzevcat / taaddüdüzevcât

  • Birden fazla evlilik.

tezevvüc

  • Evlilik, evlenmek.

tezevvücat / tezevvücât

  • Evlilikler.

vazifedarlık

  • Görevlilik.

veled-i nameşru / veled-i nâmeşru

  • Evlilik dışı ilişki sebebiyle doğan çocuk.