LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te evl kelimesini içeren 86 kelime bulundu...

abdal

  • Evliyadan fazla nuraniyet kazanmış ve bir anda birkaç yerde görünebilen zâtlar.

ahfad / ahfâd

  • Evlâdlar, torunlar.

ahrariyye / ahrâriyye

  • Evliyânın büyüklerinden Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

bakire / bâkire

  • Evlenmemiş kadın.

bedeviyye

  • Evliyânın büyüklerinden Seyyid Ahmed Bedevî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

bekar / bekâr

  • Evlenmemiş erkek.

bektaşilik / bektâşîlik

  • Evliyânın büyüklerinden Hacı Bektâş-ı Velî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

beynelevliya

  • Evliyalar arasında.

birinci hasan feyzi

  • Evliyadan Hasan Feyzi.

bünüvvet

  • Evlâtlık, oğulluk.

celvetiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

çerag-çeşm

  • Evlat, çocuk, veled, insan yavrusu. (Farsça)

cerrahiyye / cerrâhiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Nûreddîn Cerrâhî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

çeştiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

danu'

  • Evlâdı çok olmak.

eazım-ı evliya / eâzım-ı evliya

  • Evliyanın büyükleri.

evladiyet

  • Evlâda mahsus, evladlık, bünüvvet.

evliya sultanı / evliya sultânı

  • Evliyaların sultanı, reisi.

ferzend / فرزند

  • Evlat. (Farsça)

ferzendane / ferzendâne

  • Evlat gibi.
  • Evlâd gibi. Evlâda yakışır surette.
  • Evlada yakışır şekilde.

gavsiyet

  • Evliyaların başı olma, velilik mertebelerinde yüksek bir makamda olma; en büyük yardım etme makamı.

gavsiyyet

  • Evliyaullahın başı olmak. Velâyet mertebelerinden yüksek bir makam sahibi olmak.

gülşeniyye

  • Evliyânın büyüklerinden İbrâhim Gülşenî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

hafid / hafîd

  • Evlâd. Oğul. Torun.

halidiyye / hâlidiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Nakşibendiyye yolunun bir kolu olan Hâlidiyye yolu daha çok Anadolu, Irak ve Sûriye taraflarında yayılmıştır.

halvetiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Muhammed bin Nûr Halvetî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

hibale-i izdivac

  • Evlilik bağı.

ictisas

  • Evleri yakın olmakla bir arada olma.

ilham-ı evliya

  • Evliyanın kalbine doğan mânâ.

izdivac / izdivâc

  • Evlenme.
  • Evlenme.

izdivaç

  • Evlilik.

izdivac / izdivâc / ازدواج

  • Evlilik. (Arapça)

kadiriyye / kâdiriyye

  • Evliyânın büyüklerinden Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin v.561 (m.1266) tasavvuftaki yolu.

kalb ilmi

  • Evliyâdan bir zâtın rehberliğinde kazanılan ilim.

kemalat-ı vilayet / kemâlât-ı vilâyet

  • Evliyâlığa âit üstünlükler, olgunluklar.

keramatü'l-evliyai hakkun / kerâmâtü'l-evliyâi hakkun

  • Evliyaların kerametleri doğru ve gerçektir.

keramet-i evliya

  • Evliyanın kerameti; Allah tarafından evliyaya ikram edilen olağanüstü hal.

kıyas-ı evlevi / kıyas-ı evlevî

  • Evlâ kıyas; fer'deki illetin asıldaki illetten daha güçlü olduğu kıyas türü.

kübreviyye

  • Evliyânın büyüklerinden Necmeddîn-i Kübrâ hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Yaptığı bütün münâzaralarda gâlib geldiği için kübrâ (büyük) lakabıyla meşhur olmasından dolayı, bu yola Kübreviyye denmiştir.

kürsüf

  • Evlenmemiş (bâkire) kızların yalnız hayz zamânında, evli veya dul kadınların ise her zaman, edep yerine koydukları ve koku sürdükleri bez veya saf nebâtî pamuk.

kuvve-i kudsiye

  • Evliyâ kuvveti. Cenab-ı Hakk'ın yardımına mazhar olan kuvvet. Hakaik-ı imâniye ve Kur'aniyeyi gayet ince ve derin bir firaset ve dirayetle anlayabilme kuvveti.

mahtube

  • Evlenmek için istenilen kadın.

matmazel

  • Evli olmayan gayr-ı müslim kız. (Fransızca)

meratib-i velayet / merâtib-i velâyet

  • Evliyalık, velîlik mertebeleri, dereceleri.

meşa'

  • Evlad çokluğu.

mevleviyye

  • Evliyânın büyüklerinden Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

müceddidiyye

  • Evliyânın büyüklerinden müslümanların gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

mücerred kalma

  • Evlenmeme, bekâr kalma.

muhabbet-i evliya

  • Evliya sevgisi.

muhakkıkin-i evliya / muhakkıkîn-i evliya

  • Evliyadan gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen âlimler.

muhsan

  • Evli veya dul olan iffetli müslüman erkek. Evli olan iffetli kadına muhsana denir.

muil / muîl

  • Evlâd ü iyâli, yâni çoluk çocuğu çok olan kimse.

müteehhil / متأهل

  • Evli, evcilleşen.
  • Evli. (Arapça)

mutlak vilayet / mutlak vilâyet

  • Evliyâlık.

nakşibendiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Allahü teâlânın sevgisini kalblere nekşettiği için Behâeddîn-i Buhârî hazretlerine Nakşibend lakabı verilmiştir. Bu yolda olanlara Nakşibendî denilirdi.

nezur

  • Evlâdı az olan kadın.

nikah / nikâh

  • Evlilik için yapılan akit, sözleşme. Evlenecek müslüman bir erkek ile kadının şâhidler huzûrunda ben seni zevceliğe (hanımlığa) aldım, diğerinin de kabûl ettim demesi.

purmend

  • Evlâd sahibi. (Farsça)

rıfaiyye / rıfâiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Seyyid Ahmed Rıfâî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

ruhban / ruhbân

  • Evlenmeden bekâr yaşamayı tercih eden, dünyâdan yüz çevirip, insanlardan uzak yaşayan kimseler, râhibler. Hıristiyanlıkta sâdece ibâdetle meşgûl olan din adamları sınıfına verilen ad. Hıristiyan din adamları evlenmedikleri ve insanlardan uzak yaşadık ları için bu ad verilmiştir.

rumuz-u şathiyat / rumûz-u şathiyât / رُمُوزُ شَطْحِيَاتْ

  • Evliyanın bazı garib ve anlaşılmaz sözlerindeki ince işaretler.

şaziliyye / şâziliyye

  • Evliyânın büyüklerinden Ebü'l-Hasen Şâzilî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

şefkat-i ferzendane / şefkat-i ferzendâne

  • Evlâda yakışır sûrette şefkat gösterme.

sıhr / صهر

  • Evlilikten doğan akrabalık. (Arapça)

sıhri / sıhrî

  • Evlenmelerden meydana gelen akrabalık.

sıhriyet / صهریت

  • Evlenmek suretiyle meydana gelen akrabalık.
  • Evlilikten doğan akrabalık, kan bağı. (Arapça)

sühreverdiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Ömer bin Muhammed Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

sukuf-u büyut

  • Evlerin damları.

sükul

  • Evlâdı ölüp yalnız kalan kadın.

taazzüb

  • Evlenmeyip bekâr kalmak.

tayfuriyye / tayfûriyye

  • Evliyânın büyüklerinden Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin tasavvuftaki yolu. Bâyezîd-i Bistâmî hazretlerinin ismi Tayfur olduğu için yolu bu adla anılmıştır.

tebenni / tebennî

  • Evlât edinme.
  • Evlat edinme.

teehhül

  • Evlenme.
  • Evlenme, ehlileşme, ülfet ve ünsiyet eyleme.

teehhül etmek

  • Evlenmek.

terfih

  • Evlenen kimseye "Allah hüsn-ü imtizac eylemek nasibetsin" diye duâ etmek.

tezevvüc / تزوج

  • Evlilik, evlenmek.
  • Evlenme.
  • Evllilik, evlenme. (Arapça)

tezevvücat / tezevvücât

  • Evlenmeler.
  • Evlilikler.

tezvic / tezvîc / تزویج

  • Evlendirme.
  • Evlendirme, kocaya verme.
  • Evlendirme. (Arapça)
  • Tezvîc etmek: Evlendirmek. (Arapça)

ticaniyye / ticâniyye

  • Evliyânın büyüklerinden Ebü'l-Abbâs Ticânî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

uşşakiyye / uşşâkiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Hasan Hüsâmeddîn Uşâkî'nin tasavvuftaki yolu.

vaşiye

  • Evlâdı çok olan kadın.

vaziyet-i ferzendane / vaziyet-i ferzendâne

  • Evlâda yakışır vaziyet, hal.

veled-i manevi / veled-i manevî

  • Evlâdlığa kabul edilen, âhiret evlâdı. Bir hocanın talebesi. Mürid.

veled-i nameşru / veled-i nâmeşru

  • Evlilik dışı ilişki sebebiyle doğan çocuk.

vilayet / vilâyet

  • Evliyâlık, velîlik makâmı, Allahü teâlâya yakın olma, gafletten uzak bulunma.

yeseviyye

  • Evliyânın büyüklerinden Ahmed Yesevî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR