LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te esirgeme ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

atıfet / âtıfet

  • Koruma, sevgi, Acıma. Şefkat. Esirgeme.
  • Hüsn-ü zan. Karşılıksız sevgi.
  • Karşılıksız sevgi, acıyıp esirgeme.

bezl

  • Bol. Bol bol verme. Esirgemeden vermek.

bezl-i can

  • Canını esirgemeden vermek.

bezletme

  • Esirgemeden bol bol verme.

bi-diriğ / bî-diriğ

  • Esirgemeyen, elinden geleni yapan. (Farsça)
  • Esirgenmeyen. (Farsça)

cünh

  • Koruma, esirgeme, himâye ve muhafaza etme.

diriğ / dirîğ / دریغ

  • Men'etmek, korumak, esirgemek. (Farsça)
  • Eyvâh, yazık. (Farsça)
  • Esirgeme. (Farsça)
  • Dirîğ etmek: Esirgemek. (Farsça)

hann

  • Yalvarmak.
  • İnlemek.
  • Esirgemek.

hıfz u himaye

  • Koruma ve esirgeme.

himaye / حمایه

  • Koruma, esirgeme. (Arapça)

himaye-i etfal cemiyeti

  • Çocuk Esirgeme Kurumu.

ibtar

  • Parçalama.
  • Mahrum etme, esirgeme.
  • Gündüzün başlangıcı.

ibzal

  • Esirgemeyip bol sarfetme, bol kullanma.

ibzal buyurulan

  • Bol miktarda, esirgemeden verilen.

leblebe

  • Esirgemek.
  • Oğula ve kıza çok fazla düşkün olmak.

men'

  • Yasak etmek. Durdurmak. Bırakmamak. Bir şeyi diriğ etmek, esirgemek.

merhamet

  • (Rahm. den) Acımak, şefkat göstermek. Korumak, iyilik etmek. Biçârelere yardımda bulunmak. Esirgemek.

rahm

  • Acıma, koruma, esirgeme, şefkat etmek.
  • Hısımlık, karabet, akrabalık.
  • Acıma, esirgeme.

rahmet / رَحْمَتْ

  • Merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek.
  • Mc: Yağmur.
  • Bağış, acıma, esirgeme.
  • Esirgeme, merhamet.
  • Yağmur.
  • Acıma, esirgeme, şefkat.
  • Esirgeme, bağışlama, şefkat etme.

rahmut

  • Mübalağa ile esirgemeklik.

re'fe

  • Esirgemek, korumak. Acımak. Şefkat etmek.

re'fet / رأفت

  • Esirgeme. (Arapça)

refet

  • Esirgeme, koruma, acıma, şefkat etme.

ruhum

  • Esirgemek, korumak, rahmet.

şefeka

  • Esirgemek, korumak.

taattuf

  • (Atıf. dan) Acıma, şefkat gösterme.
  • Verme.
  • Esirgeme.
  • Merhamet etme, esirgeme.
  • Acıma, esirgeme.

takasur

  • (Kasr. dan) Bir işi mümkün iken yapmama. Esirgeme.

teattuf

  • Esirgemek. Merhamet etmek. Şefkat göstermek.
  • Ulaşmak. İttisal etmek.
  • Eğilip bükülmek.

vikaye / vikâye / وقایه

  • Koruma. (Arapça)
  • Vikâye etmek: Korumak, esirgemek, kayırmak. (Arapça)