LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te erad ifadesini içeren 18 kelime bulundu...

aradin / aradîn

  • (Bak: Eradîn)

atf-ı tefsir

  • Bir mânada olup mücerred tasdik ve te'kid için "ve" ile müteradifine (aynı mânadaki kelimeye) atfolunan kelime. Meselâ: "İhsan ve kerem, hüzün ve keder" ifadesindeki "ve" ler gibi. Diğer bir ifade ile: Aynı olan ayrı iki kelimenin birlikte kullanılması. ("deli divâne"de olduğu gibi.)

birader

  • (Berâder) Kardeş. (Farsça)

cerad

  • "Cerâde"nin çoğulu.
  • Çekirgeler.
  • Yağmacılar.

cerade

  • (Çoğulu: Cerâd) Çekirge.

cerdak

  • (Çoğulu: Cerâdik) Yufka ekmeği.

derdak

  • (Çoğulu: Derâdik) Küçük çocuklar.
  • Her şeyin küçüğü.

ereda

  • (Çoğulu: Erad-Erâdât) Ağaç kurdu. Güve.

kerade

  • (Bak: KERAD)

kirdide

  • (Çoğulu: Kerâdid) Bir miktar toplanmış hurma.
  • Sepet dibinde geri kalan hurma.

kıyas-ı fukaha

  • Hakkında açıkça âyet ve hadis bulunmayan mes'elelere dâir; ilim ve irfanda allâme ve mütebahhir, ilmi ile amelde ve Sünnet-i Seniyyeye ittiba ve imtisalde, ibadet ve taatta, takva ve verada, züht, azimet ve riyazetle, terakki ve taâli eden müctehid fukaha tarafından kıyas ile verilen hüküm.

kürdevs

  • (Çoğulu: Kerâdis) Kemik başı.
  • At sürüsü.

merda'

  • (Çoğulu: Merâd) Ot bitmeyen kumlu yer.

merdega

  • (Çoğulu: Merâdıg) Boğaz ile göğüs arası.

mirades

  • (Çoğulu: Merâdis) Kuyu içinde su var mıdır diye bilmek için bıraktıkları taş.
  • El değirmeni.

sirdab

  • (Çoğulu: Seradib) Yer altında su soğutacak yer.

süradik

  • (Serâdik) Saray perdesi. Padişaha mahsus sarayın veya çadırın perdeleri.

sürdah

  • (Çoğulu: Serâdih) Semiz etli dişi deve.
  • Ufak otlar yetişen yumuşak yer.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın