LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ekül ifadesini içeren 9 kelime bulundu...

hatt-ı şakul / hatt-ı şâkul

  • Çekül doğrultusu. Yer çekimi istikametinde, dünyanın merkezine doğru.
  • Çekül doğrultusu; yer çekimi istikametinde yerin merkezine doğru uzanan hat.

keçeli

  • Tar: Yeniçerilerden keçekülâh giyenler.

ladini / lâdini

  • Dinle alâkası olmayan, din dışı; lâiklik, sekülerlik.

mürekkebat-ı mütedahile-i mütesaide / mürekkebât-ı mütedahile-i mütesaide

  • Atomların iç içe dizilmesiyle yükselip gelişerek meydana gelen moleküller, elementler, bileşikler.

şakul / şâkûl / شاكول

  • (Çekül) Geo: Bir yerin umumi hattını tâyin için kullanılan âlete denir. Bir ağır cismi ip ile yüksekten sarkıtmakla bir duvarın ne derece yatık, eğri veya doğru olduğu anlaşılması gibi.
  • Çekül. (Arapça)

zerrat

  • (Tekili: Zerre) Zerreler. Pek ufak parçalar. Moleküller.

zerre / ذره

  • Atom, molekül.
  • En küçük parça, molekül. (Arapça)
  • Azıcık, birazcık. (Arapça)

zerre-i havai / zerre-i havâi

  • Hava molekülü.

zerre-i havaiye / zerre-i havâiye

  • Hava molekülü.