LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ehay ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

bühtan

  • İftira. Birisine yalandan bir şey isnad etme. Birisini suçlu gösterme.
  • Dalgınlık.
  • Medhûş ve mütehayyir olma.

dahir

  • (Çoğulu: Dehâyir) Toplanılmış veya gömülmüş mal.

haim

  • (Hâyim) Hayrette kalan. Mütehayyir. Sersem.

hair

  • Hayrette kalmış, mütehayyir. Şaşırmış, taaccüb etmiş.

hayır

  • Hayrette kalan, mütehayyir. Şaşıran.
  • Birikmiş su.

hayir

  • Mütehayyir kimse.
  • Toplanmış su.

kuvve-i mutasarrıfa

  • Mütehayyile vasıtasıyla zihinde hazırlanan şeyleri tertib kuvveti.

mahiza / mahîza

  • (Çoğulu: Mehâyız) Hayız bezi.

mebhut

  • Hayretle, şaşkın, mütehayyir. Sersem.

merec

  • Kararsız ve mütehayyir olma.
  • Mecburi olma.

muhyem

  • (Çoğulu: Mehâyim) İkâmet yeri, oturma yeri.

mütehayyelat / mütehayyelât

  • (Tekili: Mütehayyel) Hayal edilen şeyler.

mütehayyirin

  • (Tekili: Mütehayyir) Şaşırmış olanlar. Şaşmış kimseler. Hayrette kalanlar.

nehite

  • (Çoğulu: Nehâyet) Tabiat.

nehus

  • (Çoğulu: Nehâyıs) Gebe eşek.

proje

  • Tasarlanan ilk şekil. Tasarı. Mütehayyel. (Fransızca)

sergeşte

  • Sersem. Başı dönmüş. Avâre ve mütehayyir olan. Hayrette kalmış. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın