LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te efse ifadesini içeren 20 kelime bulundu...

arzu-yu nefsaniye

  • Nefse ait arzu ve istek.

azimet / azîmet

  • Kuvvetli irâde, istek, arzu. Haramlardan, dinde yasak edilen şeylerden sakınmakla berâber, mümkün olduğu kadar ruhsatlardan yâni dinde izin verilen kolaylıklardan uzak durup; evlâyı, en iyi olduğu bildirilenleri, nefse zor gelenleri yapmak; takvâ yol u.

bürhan-ı enfüsi / bürhan-ı enfüsî

  • İnsanın içinde ve hayatında görünen bürhan. Nefse ve şahsa ve içe ait bürhan.

emraz-ı nefsaniye / emrâz-ı nefsaniye

  • Nefse ait hastalıklar.

enfüsi / enfüsî

  • Bir kimseye mahsus görüş ve düşünüş. Nefse, kendi hayatına aid, dâhile aid. (Subjektif) (Objektifin zıddı)

gadir-i nefs

  • Nefse fenalık eden.

hayat-ı maddiye-i nefsiye

  • Hayatın madde ve nefse bakan yönü.

hissiyat-ı nefsiye

  • Nefse ait duygular.

hubb-u nefis

  • Kendini sevme, nefse düşkünlük.

huzuzat-ı nefsaniye / huzuzât-ı nefsâniye

  • Nefse hoş gelen şeyler.

i'timad-ı nefs / i'timâd-ı nefs

  • Nefse güvenmek, bir iş için lâzım olan çalışmaları ve sebeplere yapışmayı bırakarak o işi başarırım diye kendine güvenmek.

kerih

  • İğrenç, tiksindirici.
  • Muharebe ve cenkte olan şiddet.
  • Pis, çirkin, fena şey.
  • Nefse kerahetlik vercek kabahat.

maslahat

  • İş, mes'ele.
  • Sulh yolu.
  • Fayda, maksad, keyfiyet. (Zıddı; mefsedettir)
  • Bir işin hayırlı, iyi olmasına vesîle olan şey. Çoğulu, mesâlih'tir. Maslahatın zıddı mefsedet yâni bozukluktur.

mefasid

  • (Tekili: Mefsedet) Fesadlıklar. Bozgunculuklar. Münafıklıklar.

mevt-i ahmer

  • Kızıl ölüm. Kanlı ölüm. Öldürülmek.
  • Tas: Nefse karşı koymak.

mücahede / mücâhede

  • Çalışma, mücâdele etme, uğraşma, cihâd etme.
  • Nefse zor gelen, nefsin istemediği şeyleri yapma.

mugarrid

  • Pek güzel öten kuş.
  • Yüksek sesle nefse hoş gelen şarkılar söyliyen.

müştehiyat / müştehiyât

  • Nefse hoş gelen lezzetli şeyler.

nefsi / nefsî

  • Nefis ile, kendisi ile alâkalı. Şahsa ait, nefse dair.

taraftar-ı nefis

  • Nefse taraftar olma.