LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te edepsiz ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

adab / âdâb

  • (Edeb kelimesinin çoğuludur.) Usul, yol, yordam, davranış kaideleri, terbiye. Ahlâk ve terbiyenin gerektirdiği konuşma ve hareket tarzı. Adaba uymayanlara edepsiz denir."Edipler edepli olmalı" yani yazarlar, edebiyatçılar dine, ahlâka ve terbiyeye uymalı. Aksi halde edebiyatçı adına lâyık olamazlar,

berrüste

  • Karpuz, kavun, kabak, çimen gibi dalbudak salıp da yükselmiyen nebat. (Farsça)
  • Mc: Alçak, edepsiz, rezil kimse. (Farsça)

biedeb / bîedeb / بى ادب

  • Terbiyesiz, edepsiz. (Farsça - Arapça)

bistah

  • Küstah, hayâsız, edepsiz, arsız, utanmaz adam. (Farsça)

ebu-l iber

  • Utanmaz, edepsiz, hayasız adam.

eclef

  • (Cilf. den) Çok edepsiz, pek hayasız.

efsak

  • En fâsık, çok edepsiz.

fazahat

  • (Çoğulu: Fazâyih) Alçaklık, edepsizlik, hayâsızlık.

güstah

  • Arsız, edepsiz, küstah, saygısız. (Farsça)

hali-ül-izar / halî-ül-izar

  • Yüzü yırtık.
  • Mc: Edepsiz, ahlâksız, utanmaz.

hayasız / hayâsız

  • Utanmaz, edepsiz.

müstehcen

  • Açık, saçık. Edepsizcesine, ayıp, iğrenç.
  • Açık saçık, ayıp, edepsizcesine.

perde-birunane / perde-bîrûnâne

  • Edepsizce, edep ve haya perdesini yırtarcasına.

semsam

  • (Çoğulu: Semâsim) Hafif edepsiz kişi.
  • Aceleci kimse.

şetm-i galiz

  • Edepsizce sövme.

su-i edep / sû-i edep

  • Edepsizlik.

unfus

  • Edepsiz ve hayâsız kadın.

uram

  • Eti soyulmuş kemik.
  • Çokluk.
  • Kötü ahlâk.
  • Şiddetli muhâlefet.
  • Çocuğun edepsizlik yapması.

urame

  • Hiddet.
  • şiddetli muhalefet.
  • Kötü ahlâk.
  • Edepsizlik etmek.

vakih / vakîh

  • Hayâsız, utanmaz, edepsiz.

zıvanadan çıkmak

  • Taşkınlık göstermek. Haddini aşmak, edepsizlik etmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın