LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te eceb ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

ecebe

  • Büyük alınlı. Alnı geniş olan kimse.

leceb

  • Avaz, ses, savt.

lecebe

  • (Çoğulu: Elcâb-Licâb-Lecebât) Doğurduktan dört ay sonra sütü çekilmiş davar.

mütecebbir

  • (Cebr. den) Zorba zor kullanan, cebir yapan.
  • Kibirlenen.
  • Zorba.
  • Cebreden, zorba, zorlayan.

mütecebbirane / mütecebbirâne

  • Zorbalıkla, cebren.

neceb

  • Ağaç kabuğu.

receb / رجب

  • Azametli, heybetli. Ta'zim etmek.
  • Cennet'te bir nehir ismi.
  • Mübarek üç ayların birincisi ve Kamerî aylardan yedincisi.
  • Erkek ismi.
  • Arabî ayların yedincisi.

    receb ayı

    • Hicrî ayların yedincisi ve mübârek üç ayların birincisi.

    receb-i şerif

    • Şerefli olan ve mübarek aylardan birincisi olan Recep ayı; hicrî ayların yedincisi.

    receban

    • Receb ile Şaban ayları.

    şeceb

    • Hüzün ve gussalı olma.

    tecebbür

    • Büyüklenme, zalim ve gaddar olmak.
    • (Cebr. den) (Çoğulu: Tecebbürat) Kibirlenme, büyüklenme.
    • Zorbalaşma.

    tecebbüs

    • Yürürken sallanmak.

    tecebcüb

    • Kurumak.

     

    Bağış Yapmak İçin Tıklayın