LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ebe kelimesini içeren 41 kelime bulundu...

abad / âbâd / آباد

  • Ebedler. Sonsuz gelecek zamanlar.
  • Ebedler, sonsuz gelecek zamanlar.
  • Ebedler. (Arapça)

ademabad / ademabâd

  • Ebediyyen yok olma.

akl-ı mead / akl-ı meâd

  • Ebedî rahata kavuşmak, Cennet'te ebedî kalmak ve Cehennem azâbından kurtulmak için hâlini ıslâh etmeyi, düzeltmeyi düşünen, uzak görüşlü, dünyâya değil, âhirete değer veren akıl.

aramgah-ı ebedi / ârâmgâh-ı ebedî

  • Ebedi olarak dinlenilecek yer, sonsuz olarak istirahat edilen yer, mezar.

arzu-yu beka

  • Ebedilik arzusu.

bakiyat-ı salihat / bâkiyat-ı salihat

  • Ebedî âlemde sevap olarak bâki kalan kutsal sözler, dine uygun iyi ve yararlı işler.

cism-i müebbed-i müşeyyed

  • Ebedleştirilmiş, sonsuzlaştırılmış sağlam cisim.

ebed

  • Ebedîlik. Zevalsizlik. Sonu olmamak.

ebed-şümul / ebed-şümûl

  • Ebedî içine alan.

ebed-ül abidin / ebed-ül âbidîn

  • Ebediyyen, sonsuz olarak.

ebeda / ebedâ

  • Ebedî olarak, ebediyyen.

ehl-i ebed

  • Ebedî olanlar, ebedîler.

firak-ı ebedi / firâk-ı ebedî / فِرَاقِ اَبَدِي

  • Ebedi ayrılık.

hab-ı cavid / hâb-ı câvid

  • Ebedî uyku, ölüm.

hayat-ı cavidan / hayat-ı câvidân

  • Ebedî, sonsuz hayat.

hayat-ı diniye ve ebediye ve uhreviye

  • Ebedî hayat , dinî hayat ve âhiret hayatı.

hicran-ı ebedi / hicrân-ı ebedî

  • Ebedî hicran, sonsuz ayrılık acısı.

hubbazi / hubbazî

  • Ebegümeci.

huld

  • Ebedilik. Sonu olmayan. Sonu olmamak.

hulud / hulûd

  • Ebedilik. Devam üzere olmak. Bir şey aslî hâleti üzere dâim olmak.
  • Ebedîlik, ölmezlik.

ile-l-ebed

  • Ebede kadar. Nihayetsiz.

kabile / kâbile / قابله

  • Ebe. (Arapça)

kıbal

  • Ebelik bilgisi ve işi.

makarr-ı saltanat-ı ebediye / makarr-ı saltanat-ı ebedîye / مَقَرِّ سَلْطَنَتِ اَبَدِيَه

  • Ebedi saltanat karargâhı (cennet).

müebbed

  • Ebedî. Dâimî. Sonsuz. Ömrün sonuna kadar.
  • Ebedî, sonsuz, ömür boyu.

müluhıya

  • Ebemgümeci dedikleri ot.

netice-i bakiye / netice-i bâkiye

  • Ebedi, kalıcı meyve, sonuç.

nisyan-i ebedi / nisyan-i ebedî

  • Ebedî unutma.

ömr-ü cavid / ömr-ü câvid

  • Ebedî hayat.

saadet-i ebediye / سَعَادَتِ اَبَدِيَه

  • Ebedî saadet.

saadet-saray-ı ebediyye / saâdet-saray-ı ebediyye

  • Ebediyyetin saâdetli sarayı. (Cennet kastediliyor)

sermed / سرمد

  • Ebedî, sürekli. (Farsça)

sermeden

  • Ebedî olarak.

sermedi / sermedî

  • Ebedî, sürekli.

sermediyet

  • Ebedîlik, süreklilik.

te'bid

  • Ebedîleştirme, sonsuz kılma.

tercüman-ı ebedi / tercüman-ı ebedî

  • Ebedî, sonsuz tercüman.

tevehhüm-i ebediyet

  • Ebedî yaşayacağını zannedip Allah'ın emirlerinden ve âhiret için hazırlanmaktan gaflet etmek. Hiç ölmeyecekmiş gibi evhâm ile sâdece bu dünyayı ve dünya menfaatlerini düşünmek.

tevehhüm-ü ebediyet / تَوَهُّمِ اَبَدِيَتْ

  • Ebedî yaşayacağını zannetme.

turra-i sermediye

  • Ebediyen silinmeyecek ilâhî turra, damga.

umur-u ebediye

  • Ebediyete ait işler, âhiret işleri.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR