LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te eğik ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

ahdel

  • Boynu önüne eğilmiş olan.
  • Çok eğik olan şey.

çelipa

  • Haç, put, sanem. (Farsça)
  • Eğik ve kıvrık çizgi. (Farsça)

ham / خم

  • Eğik, eğri, bükük. (Farsça)

hamide / hamîde / خميده

  • Eğik, eğri. (Farsça)

kej / كژ

  • Eğik, eğri. (Farsça)

kemer

  • Yay gibi eğik olan yapı. (Farsça)
  • Bele bağlanan kuşak. (Farsça)
  • İç çamaşırın bele rastlayan kısmı. (Farsça)

mahya

  • Ramazanlarda, kandillerde veya bayramlarda çifte minâreli olan camilerde iki minare arasına gerilen ipe asılmak suretiyle ışıklarla yazılan yazı veya yapılan resim.
  • Dam çatısında iki eğik sathın birleştiği çizgi ve buradaki aralığı kapatmak için kullanılan uzunca, oluk biçiminde kire

mail / mâil

  • Eğik. Bir tarafa eğilmiş. Eğri.
  • Meyilli. Hevesli. İstekli.
  • Düşkün.
  • Benzer.

maile / mâile

  • Eğri, eğik.

mailiyyet / mâiliyyet

  • Eğiklik. Meyillik.

meyl

  • Ortadan bir tarafa eğik olmak.
  • İstek. Yönelme. Arzu.
  • Sevme, tutulma, âşık olma.
  • Gönül akışı.
  • Eğilme, eğiklik, akıntı.
  • Sevme, tutulma, gönül akışı.

muavvec

  • (İvec. den) Eğik, eğri, eğilmiş.

mücec

  • Eğik ve dönük.

münhadir

  • İnişli, eğik.
  • Yokuşaşağı inen.

mürechan

  • Eğik ve eğri.

musfah

  • Mâil olan, eğik.

müsteşrif

  • Nâzır, bakan.
  • Eğik, mâil.

mütekeffi

  • Önüne eğik olan.

nayi'

  • Susuz.
  • Mâil, eğik.

şatib

  • Eğri, eğik, mâil.

serfüru / serfürû / سرفرو

  • Başı önde, başı eğik, itaat eden. (Farsça)
  • Serfürû etmek: (Farsça)
  • İtaat etmek. (Farsça)
  • Başını eğmek. (Farsça)
  • Düşünceye dalmak. (Farsça)

şib

  • İniş. Aşağı doğru eğiklik. (Farsça)

zayig

  • Mail, eğik, eğilmiş.