LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te diz kelimesini içeren 46 kelime bulundu...

amude

  • Dizi, dizilmiş. (Farsça)

belagat-i nazmiye / belâgat-i nazmiye

  • Dizilişe ait belâgat; şiirin düzgün, kusursuz, yerinde, hâlin ve makamın icabına göre söylenmesi.

cezalet-i nazm

  • Dizilişindeki güzellik ve güçlülük.

cihet-i nazm ve irtibat

  • Diziliş ve bağlantı yönü.

cülhub

  • Dizleri büyük olan kadın.

cüsu

  • Diz üstünde çökmek.

cüsy

  • Diz üstüne çökmek.

dizçek

  • Dizleri muhafaza etmek için muharebelerde kullanılan bir nevi zırh.

hem-zanu

  • Diz dize oturup konuşan, yan yana oturan. (Farsça)

icsa'

  • Dizüstü getirme. Çökertme.

inan / inân / عنان

  • Dizgin. (Arapça)

inangerdan

  • Dizgin çevirme, geri dönme. (Farsça)

inangir

  • Dizgin yakalama. Dizgin tutma. (Farsça)

inankeş

  • Dizgin çeken, hasaplı giden. (Farsça)

inanriz

  • Dizgin bırakmış, koşturan. (Farsça)

inantab

  • Dizgin çevirip dönen. (Farsça)

ıstıfaf

  • Dizilme. Sıralanma. Saf bağlama.

ıtlak-ı inan

  • Dizginini salıverme. Başıboş bırakma.

ligam

  • Dizgin, gem. (Farsça)

masari / masâri / مصارع

  • Dizeler, mısralar. (Arapça)

mezrevan

  • Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı.

misane

  • Dizgin kayışı.

mısra / مصراع

  • Dize. (Arapça)

muhteba

  • Dizlerini yere dikip ellerini dizlerine kavuşturup oturan; dizlerini iple bağlayıp oturan kimse.

mürettib / مرتب

  • Dizgici. (Arapça)

mütenasık / mütenâsık

  • Dizili, birbirine uygun biçimde.

nazım

  • Diziliş, tertip ve vezin.

nazm

  • Diziliş, tertip ve vezin.

nazm ve rapt

  • Dizme, tertip etme ve bağlama.

nikal / nikâl

  • Dizgin demiri.

saf

  • Dizi, sıra. Namazda cemâatin sırası.

saff-saff

  • Dizi dizi. Sıra sıra.

sımt / سمط

  • Dizi. (Arapça)

suret-i terkip

  • Diziliş tarzı, şekli.

ta'tir

  • Dizmek.

tahviye

  • Dizleri, dirsekleri, yanları, karnı ve uyluğun arasını ayırmak.

tecasü

  • Diz üstüne çökmek.

tecsim

  • Diz üstüne veya göğüs üstüne çökmek.

teleccüm

  • Dizgin vurmak.

tertib

  • Dizme, düzenleme.

zanu / zânû / زانو

  • Diz. (Farsça)
  • Diz. (Farsça)

zanu-be-zanu / zânû-be-zânû

  • Diz dize. (Farsça)

zanu-be-zemin / zânû-be-zemin

  • Diz çökerek, dizini yere koyarak. (Farsça)

zanu-ber-zanu / zânû-ber-zânû

  • Diz dize. (Farsça)

zanu-zen / zânû-zen

  • Diz çökmüş. (Farsça)

zanuzede / zânûzede

  • Diz çökmüş. (Farsça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR