LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te dikmek ifadesini içeren 31 kelime bulundu...

beşk

  • Yalan söylemek.
  • İşleri yaramaz olmak.
  • Deve, sür'atle gitmek.
  • Elbise dikmek.

fery

  • İyi iş işlemek.
  • Meşin dikmek.
  • Yaramaz iş. Bir nesneyi ıslah için kesmek.

fesil

  • (Çoğulu: Efsâl-Fisâl) Adi, yaramaz kimse.
  • Bağ çubukları dikmek.

gars

  • Ağaç fidanı dikmek.
  • Dikilmiş fidan.

harz

  • Dikmek.

hasf

  • Ayakkabı dikmek.
  • Birbirine yapıştırmak.
  • Tasmalı nâlin.
  • Ağacın yaprağının dökülmesi.

hayt

  • İp. Kalın ip.
  • İplik. Bağ.
  • İki şeyi birbirine bağlayan.
  • Dikiş dikmek.
  • Tanyeri ağarması.

hıyasa

  • Kulak halkası.
  • Dar etmek, darlaştırmak.
  • Dikmek.

hiyaset

  • Dikmek.

hus

  • Dikmek.
  • Darlık vermek.
  • İki şeyi bir araya getirmek.

igras

  • Ağaç dikmek. Toprağa gömmek.

ilva

  • Çevirmek. Baş eğmek. Başı eğilmek.
  • Başkasının sözünü maksadı olmayan başka tarafa çevirmek.
  • Birinin hakkını inkâr eylemek.
  • Bayrağı kaldırmak. Sancak dikmek.

kebl

  • Bağlamak.
  • Kovanın ağzını iki kat edip dikmek.

kebn

  • Kova ağzını iki kat edip dikmek.
  • Udul etmek, dönmek, vazgeçmek.
  • Besili ve semiz olmak.
  • Kaybetmek.

leds

  • Yalamak.
  • Davarın ayağına nal vurmak.
  • Yırtık dikmek.

lefk

  • Giymek.
  • Örtünmek.
  • İki parçayı birbiri üstüne koyup dikmek.

nasb-ül ayn

  • Göz dikilmesi. Bir şeye hırsla ve şiddetli arzu ile bakmak, göz dikmek.

recm

  • Taşlamak, taşa tutmak, taş ile insan öldürmek.
  • Atılan taş.
  • Kabre taştan nişan dikmek.
  • Şeytan üzerine atılan nücum.
  • Tardetmek, kovmak, sövmek. Terketmek.
  • Zan ve kıyas etmek.

rekz / ركز

  • Dikmek, yerleştirmek, delil getirmek.
  • Dikme. (Arapça)
  • Rekz edilmek: Dikilmek. (Arapça)
  • Rekz etmek: Dikmek. (Arapça)

şasr

  • Seyrek seyrek dikmek.

şelel

  • Bir eli tutmaz olmak.
  • Bir nesneyi seyrek dikmek.
  • Ovmakla gitmeyen leke.

şell

  • Seyrek seyrek dikmek.
  • Çolak.
  • Çolaklık. Kolun eğri oluşu.

şemc

  • Şey mânasına gelen bir isim.
  • Bir nesneyi seyrek dikmek.

serd

  • Sözü muttasıl ve güzel bir eda ile söylemek.
  • Halkaları birbirine geçirmek.
  • Delmek.
  • Dikmek.
  • Vurmak.

şimrac

  • (Çoğulu: Şemâric) Seyrek seyrek dikmek.
  • Yalan karışık söz.

tavdi'

  • Atılmış pamuğu kaftana koyup cübbe dikmek.

tefkir

  • Muhtaç etmek.
  • Yüksek yeri ağaç dikmek için düzlemek.

tenbik

  • Ağaçları aynı hizâda dikmek.

tesrid

  • Sahtiyan dikmek.
  • Kırba dikmek.

tevsib

  • Sıçratmak.
  • Yastık dikmek.

zer' etmek

  • Ekmek, dikmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın