LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te denem ifadesini içeren 35 kelime bulundu...

allam / allâm

  • En çok bilen, her şeyi hakkı ile bilen. (Cenâb-ı Hakka mahsus bir sıfat olup, başka mahluka denemez.)

ardin

  • Deneme, imtihan, tecrübe. (Farsça)

azmay

  • Denemiş. (Farsça)

azmayiş / âzmâyiş / آزمایش

  • Deneme, sınama, tecrübe. (Farsça)
  • Tar: Emekdar tirendâzların kullandığı bir çeşit ok. (Farsça)
  • Deneme, sınama. (Farsça)

azmudegi / azmûdegî

  • Tecrübe, deneme, imtihan. (Farsça)

azmun / azmûn

  • Tecrübe, deneme, imtihan. (Farsça)

bela / belâ

  • Allahü teâlânın insanları imtihan etmek, denemek için verdiği maddî ve mânevî üzüntü, sıkıntı, musîbet, âfet.

bevr

  • Helâk olma. Yok olma.
  • Sınama, deneme.
  • Alış-veriş sıkıntısı.
  • Sürülmemiş yer.

dar-ı tecrübe / dâr-ı tecrübe

  • Deneme yeri.

derb

  • (Dürb) Bir şeyi âdet edinmek.
  • Dadanmak, alışmak.
  • Haslet, cür'et.
  • Tecrübe etmek.
  • Denemek.

ervend

  • Tecrübe, deneme, sınama. (Farsça)
  • şeref, şan, şöhret, nam ve itibar, haysiyet. (Farsça)

hıbre

  • Tecrübe etmek, denemek, sınamak.

hunke

  • Tecrübe etmek, denemek, sınamak.

ibtila / ibtilâ

  • İmtihan. Allahü teâlânın, kulunu, çeşitli sıkıntılar vermek sûretiyle imtihan etmesi, denemesi.
  • Bir şeye düşkünlük. Mübtelâ olmak.

iftihas

  • Gerçeği ve hakikatını dikkatle araştırma. İçyüzünü iyice tetkik etme.
  • İmtihan etme, deneme.

ihtibar

  • Yoklama. Deneme. Sınama. Tecrübe.

imtihan / imtihân / امتحان

  • Deneme, Tecrübe etmek.
  • Bir şeyin hakikatına ıttılâ peyda etmek için çok dikkatle düşünmek.
  • Salâhiyet veya salâhiyetsizliğini anlamak için yapılan teftiş ve tecrübe.
  • Sınav. (Arapça)
  • Deneme. (Arapça)

iskandil

  • ing. Denizin derinliğini ölçmeğe yarayan ve gemilerde kullanılan bir âlet.
  • Bir şeyin hakikatını anlamağa çalışma. Yoklama, deneme, tecrübe etme.

kur'a

  • Talih denemek maksadı ile çekilen kapalı pusla veya fal açma.

manevra

  • Eğitim ve deneme.

manevra meydanı

  • Eğitim ve deneme yeri.

mehenge vurmak

  • Denemek, tartmak.

meydan-ı tecrübe

  • Deneme alanı.

meydan-ı tecrübe ve imtihan

  • Deneme ve imtihan meydanı.

mihenk

  • Deneme taşı.

mücerreb

  • Tecrübe olunmuş. Sınanmış. Denemesi yapılmış. Ahvâl ve tavırları tecrübe edilmiş.
  • Makbul.

rehan

  • Bahadırlık, kahramanlık.
  • Denemek, tecrübe etmek.
  • At yarıştırmak, müsabaka.

revz

  • Sınamak, denemek, tecrübe.

sebr

  • Denemek, imtihan.
  • Yara, kuyu vesâirenin derinliğini anlamak için yoklamak.

tecarib / tecârib / تجارب

  • Tecrübeler, denemeler. (Arapça)

tecrib

  • Tecrübe etme, deneme.

tecribe / تجربه

  • Deneme, sınama, bilgi edinmeyi sağlayan üç yoldan biri.
  • Deneme, sınama. (Arapça)
  • Deneyim. (Arapça)

tecrübe / تجربه / تَجْرُبَه

  • (Tecribe) Deneme, sınama.
  • Görmüş, geçirmişlik.
  • Anlamak için yapılan iş. İmtihan.
  • İlmi bir gerçeği göstermek için yapılan deneme. Deney.
  • Deneme, sınama. (Arapça)
  • Deneyim. (Arapça)
  • Tecrübe edilmek: Denenmek, sınanmak. (Arapça)
  • Tecrübe etmek: Denemek, sınamak. (Arapça)
  • Deneme, sınama.

tecrübe etme

  • Deneme.

vakt-i tecrübe

  • Deneme vakti, imtihan dönemi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın