LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te demiri ifadesini içeren 28 kelime bulundu...

adm

  • (Çoğulu: İdâm) Yay tutamağı.
  • Deve kuyruğu.
  • Saban eğiği ki, ucunda demiri vardır.
  • Harman savurdukları yaba.

ahen-keş

  • Demiri çeken. Mıknatıs. (Farsça)

ahen-rüba / ahen-rübâ

  • Demiri kapan, mıknatıs. (Farsça)

alhece

  • Demiri ateşte kızdırıp yumuşatmak.

amaç / âmâç

  • Saban demiri. (Farsça)
  • Hedef, nişan tahtası. (Farsça)

atle

  • (C. Utül) Rende.
  • Yoğun büyük asâ.
  • Büyük iğne demiri. Farisî yayı.
  • Doğurmamış dişi deve.

cilz

  • Süngü demiri.
  • Kamçının ucundan tuttukları yer.

enase

  • Demirin yumuşak olması.

haris

  • Süngü demiri.
  • Soğuk olan şey.

hasık

  • Süngü demiri.

hazık

  • Süngü demiri.

heyamola

  • Eskiden ramazanlarda para toplamak gayesiyle mahalle çocukları tarafından teşkil edilen bir nevi dilenci alaylarında söylenen bir tâbirdir.
  • Eskiden gemiciler gemi demirini çekerken veyahut bir amele inşaatta ağır bir şey kaldırırken yahut da şahmerdanı yukarı çekerken kuvvetbirliğini

kariye

  • (Çoğulu: Kavâri) Uzun burunlu, kısa ayaklı, arkası yeşil bir kuş.
  • Süngü demirinin keskin yeri.
  • Kılıcın ve ona benzer şeylerin keskin yeri.

mifad

  • Kebap demiri.

mıkleb

  • Eski kitap ciltlerinin sol kenarındaki kapak. Ekseriya okunan yer belli olsun için araya konurdu.
  • Saban demiri.

mirsat

  • Gemi demiri. Lenger.

mühenned

  • Hint demirinden yapılmış kılınç. Keskin kılınç.

nasl

  • Ok demiri.

nehz

  • Süngü demirini inceltmek.
  • Kemik üstündeki eti soyup gidermek.
  • Çok et.

nikal / nikâl

  • Dizgin demiri.

nikl

  • (Çoğulu: Enkâl) Köstek.
  • Kayd.
  • Dizgin demiri.

ru'z

  • (Çoğulu: Erâz) Okun, demirini sokacak yeri.

sa'leb

  • (Çoğulu: Seâlib) Tilki.
  • Süngü demirinin ağaç geçirecek yeri.

sahf

  • Süngü demirinin keskin olması.
  • Soymak.
  • Yüzmek.

sinne

  • (Çoğulu: Sinen) Kalem başı.
  • Sapan demiri.

taba'

  • Bulaşmak.
  • Kir.
  • Demirin paslanması.

telyin-i hadid / telyîn-i hadid

  • Demirin yumuşatılması.
  • Demirin yumuşatılması.

zend

  • (Çoğulu: Zinâd-Eznüd-Eznâd) Kolun bilekte olan mafsalı.
  • Çakmak taşı ve demiri.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR