LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te def kelimesini içeren 46 kelime bulundu...

barha

  • Def'alarca, zaman zaman, sık sık, devamlı olarak. (Farsça)

da'

  • Def'etmek, kovmak. Terketmek.

dafi / dâfi

  • Defeden, savan.

dafia / dâfia

  • Def eden, muhafaza eden.
  • Defetme, savma.

defaat / defâat / defâât

  • Defalarca.
  • Defalar, kereler.

defaatle / defâatle

  • Defalarca.

defain / defâin

  • Defineler, örtülü hazineler.
  • Defineler.

defatir / defâtir / دفاتير

  • Defterler. (Arapça)

defter / دفتر

  • Defter. (Arapça)

defterdar / defterdâr

  • Defter tutan. Devletin gelir ve masraflarını tutan vazifeli memur. Eskiden Maliye Nâzırı bu nam ile anılırdı. Bir vilayetin maliye işlerine bakan memur.
  • Defter tutup kayıt işlemlerini yürüten.
  • Defterci, defter tutan.

desr

  • Def'etmek, kovmak.

duhur

  • Def'etme, çıkarma, kovma, uzaklaştırma.

gavvas / gavvâs

  • Define arayan dalgıç.

genc

  • Define, hazine. Gömülü hazine. Kenz. (Farsça)

indifa / indifâ

  • Def olma, püskürme.

inhila'

  • Def'olunma, çıkarılma, kovulma.

ism-i merre

  • Def'a, kerre gibi bir hareketin bir defa olduğunu bildiren fiil'den yapılan isim. (Darbe: Bir defa vuruş. Lem'a: Bir parlayış gibi.)

izca'

  • Defetme, kovma.

kaniz / kâniz

  • Defneden, gömen.

kaydiyye

  • Deftere kaydetme ücreti.

keda'

  • Defetmek, kovmak.

kenz

  • Define, hazine. Yer altında saklı kalmış kıymetli eşya, para veya altın gibi şeyler.

kerrat / kerrât / كرات / كَرَّاتْ

  • Defalarca.
  • Defalar.
  • Defalar. (Arapça)
  • Def'alar.

kerratla

  • Defalarca.

kerre / كره

  • Defa.
  • Defa. (Arapça)

kiraren / kirâren / كرارا

  • Defalarca. (Arapça)

medfun

  • Defnedilmiş. Gömülmüş.
  • Defnedilmiş.

medfun olan

  • Defnedilmiş, gömülmüş olan.

merrat / merrât / مرات

  • Defalar. (Arapça)

merre / مره

  • Defa. (Arapça)

miraren / mirâren / مرارا

  • Defalarca, birçok kere.
  • Defalarca, birçok kez. (Arapça)

mücerrese

  • Defalarca binilmeye alışmış ve sınanmış olan deve.

mugalleb

  • Defâlarca mağlup olan kişi.

mükerreren

  • Defalarca, tekrarla.

mündefi / mündefî

  • Defetme, giderme.

reted

  • Defne ağacının yaprağı.

se'se'

  • Defetmek, kovmak.

sebt-i defter

  • Deftere geçirme, deftere yazma.

serdefter

  • Defterin başında yazılı olan. En ileri geçen, en başta bulunan. (Farsça)

takbir

  • Defnetmek, gömmek.

taklis

  • Def çalıp nağme söylemek.

tare

  • Defa, kerre.

tedarü'

  • Def'edişmek, birbirini kovmak.

tekraren

  • Defalarca, tekrarlanarak.
  • Defalarca, tekrarlanarak.

telkin / telkîn

  • Definden sonra meyyitin (vefât edenin) yüzüne karşı ayakta durarak okunan, kabir suâllerini ve cevaplarını bildiren sözler.

vaşüde

  • Defolunmuş, kovulmuş, geri çekilmiş. (Farsça)