LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te dalgali ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

arusek

  • Küçük gelin. (Farsça)
  • Yeşil ve pembe dalgalı sedef. (Farsça)

cevher-dar / cevher-dâr

  • Elmaslı. (Farsça)
  • Noktalı harf. Meselâ: Cim, şın harfleri gibi. (Farsça)
  • Eskiden kullanılmış tüfeklerden birinin ismi. (Farsça)
  • Siyah ve beyaz dalgalı, benekli kılıç. (Farsça)

damar

  • t. İstidad. Huy, tabiat, inat.
  • İnsan bedeninde kanın dolaştığı yollar, şiryan.
  • Irk.
  • Toprağın içindeki maden filizleri ve su tabakası.
  • Damar veya köke benzeyip bir cismin her tarafına uzanan yollar.
  • Mermer ve ona benzer dalgalı şeylerdeki çizgiler.

ebru

  • Kaş. (Farsça)
  • Bir nevi dalgalı kumaş ve kâgıt ismi. (Farsça)

hare

  • Kaya, sert taş. (Farsça)
  • Bir cins dalgalı kumaş. (Farsça)

hutut-u cevher

  • Kılıcın çelik kısmındaki dalgalı çizgiler, meneviş, hare, dalgır (Buradaki maksat; kalemle kılıcın güç birliğidir.).

maic

  • Dalgalı deniz.

meric

  • Çalkantılı, dalgalı.

mevc-zen

  • Dalgalanan, dalgalı deniz. Dalga vuran. (Farsça)

mevca-mevc / mevcâ-mevc

  • Çok dalgalı. Dalga dalga.

mevcedar

  • Dalgalı. (Farsça)

mevvac

  • Çok dalgalanan. Çok dalgalı. Fırtınalı.
  • Radyo.

mütelatım

  • (Mütelatıma) Birbirine çarpan, çarpışan, çalkalanan. Dalgalı.

mütemevvic / متموج

  • Dalgalanan, dalgalı.
  • (Mevc. den) Dalgalanan, dalgalı.
  • Dalgalı. (Arapça)

telatumgah / telatumgâh

  • Dalgalı yer. Dalgası çok olan yer. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın