LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te dübur ifadesini içeren 20 kelime bulundu...

acza'

  • Dübürü büyük kadın.
  • Kumdan yığılmış yüksek tepe.

acze

  • (Çoğulu: Acâyiz) Her nesnenin sonu.
  • Kadın dübürü.

cehve

  • İnsanın dübür yeri.

debr

  • (Çoğulu: Dübur) Oğul kız topluluğu.
  • Bal arısı.

dübr

  • (Dübür) Kıç, mak'ad, süfre.
  • Bir işin nihayeti, sonu.
  • Bir şeyin arkası, gerisi.

edbar

  • (Tekili: Dübür ve Dübr) Ard ve arka taraflar. Herhangi bir şeyin sonları ve akibetleri.

ercen

  • Dübüründe zahmeti olan deve.

fakha

  • Her nebatın yeni açmış çiçeği.
  • Bir yıldız adı.
  • Dübür halkası.

herit / herît

  • Ağzı büyük kişi.
  • Ferciyle dübürü bir olan kadın.

ıcan

  • Kubl ile dübür arası.
  • Ahmak kimse.

kevmah

  • Dübürü büyük kimse.

keysan

  • Ayakla bir kimsenin dübürüne vurmak.
  • Özür, mâzeret.

ma'fuc

  • Dübürüne vurulmuş.

mahaşşe

  • Kıç, dübür, makad.

müdbir

  • (Dübur. dan) Tâlihsiz, düşkün.

müdebber

  • (Dübur. dan) Azat olması efendisinin ölümüne bağlı bulunan köle.
  • Düşünce ile hareket edilmiş.,

müdebbirin / müdebbirîn

  • (Tekili: Müdebbir) (Dübur. dan) Tedbirli ve düşünceli olan kimseler.

sehma'

  • Dübür, mak'ad, kıç.
  • Ağaç.

şerc

  • Kıç, dübür.
  • Cem'etmek, toplamak. Birbiri üstüne yığmak.
  • Fırka.
  • Nev, cins.

sumari

  • Dübür.