LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te cimri ifadesini içeren 58 kelime bulundu...

ahissa

  • (Tekili: Hasis) Cimriler, pintiler, tamahkârlar.

ahrad

  • Pek tamahkâr cimri.

ahseb

  • Çok iyi hesab edilmiş, münâsib.
  • Çok fazla cimri, hasis.
  • Miskin.
  • Saçının rengi kırmızıya yakın.
  • Tüyünün rengi boz renk olan kızıl deve.

aslad / aslâd

  • Sert, katı ve düz. (Çakmak taşı hakkında). Ateşsiz.
  • Cimri, hasis, pinti.

azmend

  • Haris, açgözlü, tamahkâr, cimri. (Farsça)

azur

  • (Azver) Açgözlü. Hırslı. Tamahkâr. Cimri. Hasis. (Farsça)

bahhal

  • (Buhl. dan) Çok bahil, çok tamahkâr, pek cimri. Çok alçak adam.

bahil / bahîl / بخيل

  • Hasis. Cimri. Tamahkâr. Hayırlı işlere malını (varsa bile) harcamayan.
  • Cimri, tamahkâr.
  • Cimri.
  • Cimri.
  • Cimri, eli sıkı.
  • Cimri. (Arapça)

bahilan / bahîlân

  • Bahiller, cimriler, tamâhkârlar. (Farsça)

bahillik

  • Cimrilik.

bahl

  • Cimrilik.

bi-zer / bî-zer

  • Altınsız. (Farsça)
  • Cimri, hasis, pinti. (Farsça)

buhala / buhalâ / بخلا

  • Cimriler. (Arapça)

buhala'

  • (Tekili: Bahil) Tamahkârlar, cimriler.

buhl / بخل

  • Bahillik, eli dar olma, cimrilik, tamahkârlık, pintilik.
  • Cimrilik.
  • Cimrilik. Cömertliğin zıddı.
  • Cimrilik.
  • Cimrilik. (Arapça)

buhul / buhûl / بُخْلْ

  • Tamahkârlık, cimrilik.
  • Cimrilik, tamahkârlık.
  • Cimrilik.

cimri

  • Hasis, varyemez, pinti. Elindeki mal veya parayı harcayamıyan ve türlü sıkıntılara katlanarak daha çok biriktirmeye çalışan kimse. Cimrilik, müsriflik (savurganlık) gibi İslâmda kötü huy olarak bilinir. Cömertlik ve tutumluluk ise övünülen ahlâkî vasıflardandır. Cömertlikte de ölçülü olmak tavsiye e (Farsça)

cüsu'

  • Tamahkârlık, pintilik, harislik, cimrilik.

ebhal

  • (Buhl. den) En hasis, çok cimri, daha tamahkâr.
  • Büyük gözlü.

giran-kise / giran-kîse

  • Cimri, hasis, pinti. (Farsça)

gürisneçeşm

  • Pinti, cimri, hasis. Aç gözlü. (Farsça)

hasaset

  • Tamahkârlık. Cimrilik. Alçaklık. Hasislik.

hasis / hasîs

  • (Hisset. den) Kötü huy, fena tabiat.
  • Ufak, değersiz.
  • Tamahkâr, cimri.
  • Parasını ve malını harcamamak için her türlü sıkıntıya, eziyete katlanan, paraya, mala aşırı düşkün olan; dînen verilmesi îcâb edeni, zekâtı ve sadakayı vermeyen, pinti, eli sıkı olan, bahîl, malda ve ilimde cimrilik eden.
  • Nekes, cimri.
  • Alçak, değersiz.

hisabi / hisabî

  • Hesabını iyi bilen.
  • Mc: Tamahkâr, cimri, hasis, eli sıkı.

hisset

  • Cimrilik. Bahillik. Tamahkârlık.
  • Alçaklık.

hısset / خِسَّتْ

  • Cimrilik.

ihsas

  • Aşağılık işler yapma.
  • Cimrilik, pintilik, hasislik.

imsak

  • Kendini tutmak. Bir şeyden el çekme.
  • Oruca başlama zamanı.
  • Hapsetmek.
  • Şer'an müftirat denen şeylerden (orucu bozan şeylerden) nefsi hakikaten veya hükmen men' etmek.
  • Yemez içmez adamın hâli. Cimrilik, hasislik, pintilik.

kenud

  • Çok küfran-ı nimet eden kimse. Çok levm ve küfreden cahud.
  • Birşey yetiştirilemiyen verimsiz arazi.
  • Kocasının hukukuna ve iyiliklerine küfran eden nankör kadın.
  • Yemeğini misafirden sakınarak yalnızca yiyen cimri.
  • Kölesini, uşağını çok döven kimse.

kutehdest / kûtehdest

  • Kısa elli. Elli kısa olan. (Farsça)
  • Mc: Hasis, cimri, tamahkâr, keremsiz. (Farsça)

leim

  • Alçak, deni, rezil, zelil, levm edilen. Cimri.
  • Mayası bozuk ve kötü.

leiman

  • (Tekili: Leim) Alçak, zelil ve aşağılık kimseler. Pinti ve cimri insanlar.

liam

  • (Tekili: Leim) Alçak, aşağılık ve zelil kimseler. Pinti ve cimri insanlar.

lukme-şümar

  • Herkesin lokmasını sayan. (Farsça)
  • Mc: Pinti, hasis, cimri. (Farsça)

mel'em

  • Ölçüsünde cimrilik yapan.

melazib

  • (Tekili: Milzâb) Çok tamahkâr ve cimri olanlar.

mesik

  • Pinti, hasis, cimri.

milzab

  • (Çoğulu: Melâzib) Aşırı derecede cimri, pek hasis.

missik

  • Çok cimri. Hasis ve tamâhkâr.

mubahhal

  • Cimri, tamahkâr, pinti.

müzenned

  • Tamahkâr, cimri.
  • Dar yer.

na-kesan

  • (Tekili: Nâ-kes) Alçaklar, âdi insanlar, insaniyetsiz kimseler.
  • Cimriler, tamahkârlar, pintiler, hasis kişiler.

na-kesane / na-kesâne

  • Alçakçasına. (Farsça)
  • Cimrilik ve tamahkârlıkla. (Farsça)

nahham

  • Tamahkâr, cimri, hasis, pinti.
  • Boğazını temizlemek için fazlaca soluyup balgam çıkaran adam.

nekes

  • (Nâ-kes) Cimri, tamahkâr, hasis.

şuh

  • (Şıh) Bahil, cimri, hasis kimse.

şuhh

  • Mala düşkün olup, fakirlere vermeyi sevmemek, cimrilik etmek.

tama'kar / tama'kâr

  • Aç gözlü. Cimri.

tamaen

  • Tama' ederek. Hırsla. Cimrilikle.

tamahkar / tamahkâr

  • Aç gözlü, cimri.

tamahkarlık / tamahkârlık

  • Aç gözlülük, cimrilik.

tasarruf

  • İdâreli kullanma, sarfetme. Tutumlu olma; harcamada isrâftan ve cimrilikten sakınıp orta yolu seçme.
  • İdâre etme, hükmetme.
  • Bir velînin Allahü teâlânın izniyle sevdiklerini mânen yetiştirmesi, düşmanlarını ise cezâlandırması.

tenezzül

  • Hasis ve cimri olmak.
  • Asılsız olmak.

utull

  • Soğuk, sert ve cimri insan. Câhil ve hayırdan men'eden. Galiz ve bahil kimse.

vagd

  • Tamahkâr, cimri, hasis.
  • Alçak, bayağı, âdi.

zanin

  • Cimri, bahil ve hasis olan.

zerdost

  • Cimri, hasis, tamahkâr. (Farsça)

zınnet

  • Cimrilik, pintilik.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR