LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te cemb ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

akras

  • (Tekili: Kurs) Yuvarlaklar, daireler, çemberler.

berhun / berhûn

  • Çember, daire, ortası boş olan yuvarlak nesne. (Farsça)
  • Hisar, varoş, duvar veya bostan kenarlarına ve tarla aralarına çalıçırpı ve diken ile yapılan çit. (Farsça)
  • Küçük ev, oda, hücre. (Farsça)

bürhun

  • Duvar. Kemer. (Farsça)
  • Çember, daire. (Farsça)
  • Hâne, ev ve kale kapısı. (Farsça)
  • Mâni, engel, çit. Avlu. (Farsça)

çenber / چنبر

  • Çember. (Farsça)
  • Kasnak. (Farsça)

daire

  • Resmi hükümet makamlarından her biri.
  • Yazıhane.
  • Büyük bir idare adamının makamı.
  • Ev veya apartman katı.
  • Bir manevi te'sirin hükmü geçtiği mahal.
  • Sınır içi.
  • Büro, büyük ev, konak.
  • Çember, düz yuvarlak şekil.
  • Mat: Merkezden aynı u

devriye

  • Dairesel, çember gibi; birbirinin yerini alma.

ekvator

  • Hatt-ı istivâ. Dünyayı kuzey ve güney diye müsavi iki yarım küreye ayırarak, ikisinin arasından geçtiği farzedilen çember şeklindeki büyük çizgi. (Fransızca)
  • Yer yuvarlağının tam ortasında farzedilen ve dünyayı iki müsavi kısma ayıran (ve kırk bin kilometre olan) çember. (Fransızca)

elips

  • Odaklar adı verilen sabit iki noktasından uzaklıkları toplamı sabit olan noktaların gösterdiği kapalı eğridir. Eğri ve kapalı bir geometrik şekildir. Karşılıklı iki tarafından genişlemiş bir çemberi andırır. (Fransızca)

halka

  • Daire, çember.

hasr

  • Bir şeyin içine alma. Yalnız bir şeye mahsus kılma.
  • Bir çember içine almak. Askerle etrafını kuşatmak.
  • Sıkıştırma. Kısaltma.
  • Okurken tutulup kalmak.
  • Vakfetmek.
  • Zaman ayırmak.

hatar

  • Bir şeyin etrafını çevreleyen çember nev'inden şeyler.
  • Çadırın eteklerine bağlanan parça.

kenar

  • Çevre, kıyı, Sâhil, deniz kıyısı. (Farsça)
  • Köşe, uç. (Farsça)
  • Son, nihâyet. (Farsça)
  • Çember. (Farsça)
  • Etrâfı çevrilen şey. (Farsça)
  • Kucaklama. Kucağa alma. (Farsça)

kenar-gir

  • Fıçı çemberi. (Farsça)

muhit-i daire / muhit-i dâire

  • Mat: Daire çevresi. Çember.

perhun

  • Pergelle çizilmiş çember, dâire, halka. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın