LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te cebr ifadesini içeren 68 kelime bulundu...

akl-ı küll / عقل كل

  • Doğadaki genel uyum.
  • Cebrail.

anve

  • Kuvvet, cebr, zorakilik, zorlama, zor.

anveten

  • Cebren, kahren, zorla, sıkıntı ile.

arafat

  • Mekkenin 16 kilometre doğusunda Hacıların arefe günü toplandıkları tepe ve bunun eteğindeki ova. Tepenin diğer bir adı Cebel-ür Rahme (Rahmet dağı)dır. Adem (A.S.) ile Havva anamız Cennet'ten çıkarıldıktan sonra burada bir araya geldiler. İbrahim Peygamber (A.S.) Cebrail ile burada konuştu. Hz. Muha

cabir / câbir

  • Cebredici, zorla yaptıran.
  • Galib gelen.
  • Şefkatsiz, merhametsiz.
  • Tekebbür ve taazzüm eden.
  • Aziz ve kavi olan.
  • Tıb: Kırıkçı, çıkıkçı.
  • Cebir ilminin ilk kurucusu olan müslüman âlimi.

cebabire / cebâbire

  • Cebrediciler. Mütekebbirler. Zâlimler.
  • Cebredenler, zorbalar, zâlimler.

cebbar

  • Cebreden, zorba.

cebbari / cebbarî

  • Cebbara mensub, cebbarlık, cebredicilik. Cebbarlık eden.

cebir / جَبْرْ

  • Kulun iradesini inkar eden batıl Cebriye mezhebi.

cebir hissedilme

  • Cebriye mezhebinin yorumununun görülmesi.

cebr / جبر

  • Zorlama. (Arapça)
  • Cebir. (Arapça)
  • Cebr etmek: Zorlamak. (Arapça)

cebrail

  • (Cebril, Cibril) Cenab-ı Hakk'ın emirlerini Peygamberlere (A.S.) bildiren büyük melek. Peygamberimiz Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) Kur'ân-ı Azimüşşân'ı vahiyle getiren melek (A.S.).

cebri / cebrî / جَبْرِي

  • Zorla icra olunan, rızası olmadan zorla yaptırılan.
  • Cebriye fırkasından olan.
  • Kulun iradesini inkar eden batıl Cebriye mezhebi.

cehemiyye

  • Cebriye'den Cehm bin Safvan mezhebi üzere "Cennet ve Cehennem fânidir, iman mârifettir ve ikrar değildir" diyen bir tâife.

cehmiyye

  • Cebriyye fırkasının bir kolu olup, Hicrî ikinci asırda Cehm bin Saffân tarafından kurulan bozuk fırka.

cevşenü'l-kebir / cevşenü'l-kebîr

  • Peygamberimize Cebrâil'in (a.s.) getirdiği ve "Zırhı çıkar, bu duâyı oku" dediği meşhur duâ.

cevşenü'l-kebir münacatı / cevşenü'l-kebîr münâcâtı

  • Peygamberimize Cebrâil'in (a.s.) getirdiği ve "Zırhı çıkar, bu duâyı oku" dediği meşhur duâ.

cibril / cibrîl

  • Dört büyük melekten biri, vahiy meleği olan Cebrail.
  • Cebrail (a.s.).
  • Peygamberlere vahy getirmekle vazîfeli melek Cebrâil de denir.
  • Cebrâil, Ruhül Kudüs. Cenâb-ı Hakdan (C.C.) Peygamberimize (A.S.M.) vahiy getiren melek.
  • Cebrail aleyhisselâm.

cibril-i emin / cibrîl-i emîn

  • Güvenilir Cebrâil.

dıhye

  • Çok yakışıklı Medineli bir Sahabî; Hz. Cebrâil Peygamberimize birkaç defa onun şeklinde gelmiştir.

ehl-i cebir

  • Cebriye Mezhebi mensupları.

ehl-i cebr

  • Cebriye Mezhebine bağlı olanlar.
  • Cebriyye, cebriyye fırkasından olan.

emmare

  • Emreden. Zorlayan. Cebreden.

esbab-ı mücbire

  • İcbar eden, cebreden, zorlayan sebepler.

esbab-ı nüzul

  • İnmesinin sebebleri.
  • Kur'an-ı Kerim âyetlerinin gelmesine (Cebrail Aleyhisselâm vasıtası ile indirilmesine) sebeb olan hâdiseler.

gasb-ı nukud

  • Paraların cebren alınması.

gasben

  • (Gasb. dan) Cebren alarak, zorla gasbederek.

hacib-i bari / hâcib-i bâri

  • Cebrail (A.S.)

hadis-i cibril / hadîs-i cibrîl

  • Peygamber efendimiz Eshâbı (arkadaşları) ile otururlarken, Cebrâil aleyhisselâmın insan sûretinde gelip; İslâm'ı, îmânı ve ihsânı sorduğunda Resûlullah efendimizin verdiği cevabları bildiren hadîs-i şerîf.

hamele-i arş

  • İsrâfil, Cebrâil, Mikâil, Azrâil (A.S.)lar.

hamil-i vahy / hâmil-i vahy

  • Vahyi Peygamberimize (A.S.M.) getiren Cebrail (A.S.)

hazret-i cebrail / hazret-i cebrâil

  • Cebrail (a.s.).

hz. cebrail

  • Cebrâil (a.s.).

hz. cibril

  • Cebrail (a.s.).

ibtizar

  • Cebren ve zorla alma. Soygunculuk yapma.

icbar / icbâr

  • Zor. Zorlama. Cebretmek.
  • Zorlama, cebretme.

ihzar

  • Hazır etmek. Hazırlamak.
  • Huzura getirmek. Derpiş etmek.
  • Mahkemeye gelmeyenleri cebren getirme müzekkeresi.

islamiyyet / islâmiyyet

  • Allahü teâlânın Cebrâil ismindeki melek vâsıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların dünyâda ve âhirette râhat ve mes'ûd olmalarını sağlayan usûl ve kâideler, emirler ve yasaklar.

isticbar

  • (Cebr. den) Zorlama, cebretme. Baskı yapma. Zoraki yaptırma.

kahreni / kahrenî

  • Kahr ile, zorla. Ezerek, cebren.

kasri / kasrî

  • Zorla, cebren.

kers

  • Kadının hayız görmesi.
  • Cebretmek, zorlamak.

kur'an

  • Allah (C.C.) tarafından Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma Cebrâil Aleyhisselâm vâsıtası ile (yâni vahiyle) gönderilen ve beşeriyetin bütün saadet düsturlarını hâvi en mukaddes ve en son kitâb-ı semâvidir. Din ve dünyanın nizâmını en iyi şekilde bildirir, kâinatın neden ve niçin yaratıldığ

kur'an-ı kerim / kur'ân-ı kerîm

  • Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla Muhammed aleyhisselâma yirmi üç senede Arabça olarak indirdiği, bize kadar ilk nâzil olduğu şekilde tevâtürle, yalan söylemeleri mümkün olmayan üstün vasıflı insanların bildirmeleri ile gelen ve mushaf larda yazılı olup, okunması ile ibâdet edilen, hi

magsub

  • (Gasb. dan) Zorla ve cebren alınmış. Gasbolunmuş.

maksur

  • Zoraki, cebren. Elinde ve ihtiyarında olmadan.

melaike-i kiram

  • Büyük meleklerin büyükleri: Cebrâil, Mikâil, İsrâfil, Azrâil (A.S.)

mezheb-i cebr

  • Cebriye mezhebi.

mukaddes kitablar

  • Allahü teâlânın Cebrâil aleyhisselâm vâsıtasıyla peygamberlerine gönderdiği kitâblar.

mülci / mülcî

  • Zorla ve cebren yaptıran. Zorlayan.

mütecebbir

  • (Cebr. den) Zorba zor kullanan, cebir yapan.
  • Kibirlenen.
  • Cebreden, zorba, zorlayan.

mütecebbirane / mütecebbirâne

  • Zorbalıkla, cebren.

muztar

  • Zorlanmış. Cebr olunmuş. Mecbur kalış. Çaresiz kalıp başı sıkılan.

namus-ı ekber / nâmus-ı ekber

  • Peygamber efendimize vahy getiren ve dört büyük melekten biri olan Cebrâil aleyhisselâm, Cibril.

nühbe

  • Gadapla ve kahirle cebren alınan mal.

nüzul-ü vahy / nüzûl-ü vahy

  • Allah'ın Cebrail (a.s.) vasıtası ile emirlerini Hz. Peygamber'e iletmesi.

ruh

  • Can, nefes, canlılık.
  • Öz, hülâsa, en mühim nokta.
  • His.
  • Kur'an.
  • İsa (A.S.).
  • Cebrail (A.S.).
  • Korkmak.

ruh-ül emin

  • Cebrail Aleyhisselâm'ın iki ayrı ismi. Emin ve mukaddes ruh.
  • Allah'ın ism-i azamı.
  • İncil.
  • Kur'an.

ruh-ul-emin / rûh-ul-emîn

  • Dört büyük melekten Cebrâil aleyhisselâm.

ruh-ul-kuds / rûh-ul-kuds

  • Cebrâil aleyhisselâm.
  • Allahü teâlânın Îsâ aleyhisselâma ihsân ettiği kudret, kuvvet.
  • Hıristiyanlıktaki teslis (üçlü tanrı) inancında, baba-oğul unsurlarından türeyen üçüncü unsur.
  • İsm-i âzam.
  • İncîl.
  • Allahü teâlânın hayat verici, koruyucu mânâsına gelen

ruhu'l-emin

  • Vahiy meleği, Hz. Cebrail (a.s.).

sidretü'l-münteha / sidretü'l-müntehâ

  • Yedinci kat gökte olduğu rivâyet edilen ve Cebrail'in (a.s.) çıkabildiği en son makam.

süruş

  • (Çoğulu: Süruşân) Melek. (Farsça)
  • Cebrâil (A.S.) (Farsça)

tecbir

  • (Cebr. den) Çıkık veya kırık olan kemiği sarıp iyi etme.

tecebbür

  • (Cebr. den) (Çoğulu: Tecebbürat) Kibirlenme, büyüklenme.

unveten

  • Cebren, zorla, kuvvet göstererek.

vahy-i metluv / vahy-i metlûv

  • Cebrâil aleyhisselâmın, Allahü teâlâdan aldığı haberleri getirerek peygamberlere okuması.

zecri / zecrî

  • Cebren, zorlayıcı olarak.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR