LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te cübbe ifadesini içeren 12 kelime bulundu...

abdestlik

  • Kısa cübbe. (Farsça - Türkçe)

ferace

  • Örtünecek gibi olan ve giyilen bol elbise, cübbe.
  • Kadınların üzerlerine örttükleri örtü. Bütün vücudu kaplayan geniş örtü.

husser

  • Cübbesi ve zırhı olmayanlar. Çıplak kimseler.

ilmiye kıyafeti

  • İlmiye mensublarının giyiniş tarzları. İlmiye kıyafeti; şalvar, cübbe ve sarıktı. Bununla birlikte ilmiye mensublarının kıyafetlerinde bazı değişiklikler de vardı. Orta derecedekiler cübbe ile sokağa çıktıkları halde üst tabakayı teşkil eden ricâl kısmı, lata yahut biniş giyerlerdi. Ayrıca ilmiyenin

ilmiye ricali

  • İlmiye tarikinin yüksek tabakasına verilen addır. Bunun yerine "ricâl-i ilmiye" tabiri de kullanılırdı. İlmiye mensubları cübbe ile sokağa çıktıkları halde ilmiye ricali lata yahut biniş giyerlerdi.

kaba / kabâ / قبا

  • Cübbe. (Arapça)

kaba'

  • (Çoğulu: Akbiye) Üste giyilen elbise. Kaftan, cübbe.

tarziye

  • Cübbe veya zırh giymek.

tavdi'

  • Atılmış pamuğu kaftana koyup cübbe dikmek.

tecfif

  • (Ceff. den) Kurutma veya kurutulma.
  • Cübbe giydirme.

tedarru'

  • Cübbe veya zırh giymek.

yeleb

  • Beyaz deve.
  • Polat demir.
  • Toplamak, cem'etmek.
  • Deriden yapılmış cübbe, zırh ve gömlek.
  • Kalkan.