LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te cöp ifadesini içeren 30 kelime bulundu...

ma-icari / mâ-icârî

  • Akar su. Devamlı akmakta olan ve üzerinde herhangi bir pisliğin durması mümkün olmayan çay, dere, ırmak, nehir veya yer altından çıkarılan artezyen suları. Bir saman çöpünü götüren su, akar su sayılır.

ahal

  • Birşeye yaramıyarak atılacak olan şey, çerçöp. (Farsça)

azbe

  • (Çoğulu: Uzeb-Azebât) Su içinde olan çerçöp.
  • Her bir şeyin ucu, tarafı.

carub-zen / cârûb-zen

  • Süpürücü, çöpçü. (Farsça)

cef'

  • Kenara çerçöp atmak.
  • Zâyi ve bâtıl olmak.
  • Koparmak.
  • Bir kabı eğip içindekini dökmek.

çub

  • Ağaç değnek, sopa. (Farsça)
  • Çöp. (Farsça)

cüfal

  • Selin kenara attığı çör çöp.
  • Davarın yünü ve kılı çok olmak.
  • Kıllı kimse.
  • Bol.

cüfale

  • Su kenarında olan çörçöp.

dagal

  • Hile. (Farsça)
  • Geçmez akçe, kalp para. (Farsça)
  • Hileci, hile yapan, dolandırıcı. (Farsça)
  • Çerçöp. (Farsça)

dimn

  • Deve ve koyun tersi.
  • Selin getirdiği çörçöp.

fışkı

  • Pislik. Çör çöp. Fazladan olan. Hayvan gübresi.

halaşe

  • Gemi dümeni. (Farsça)
  • Çörçöp. (Farsça)

has / خس

  • Çöp. (Farsça)

haşak / hâşâk / خاشاک

  • Süprüntü, çöp. Yonga. (Farsça)
  • Çerçöp. (Farsça)

hilyun

  • Marçopa denilen ot.

hutam / hutâm

  • Kuru cisim kırıntısı.
  • Yumurta kabuğu.
  • Çerçöp.

kah / kâh

  • Saman. Saman çöpü. (Farsça)

kazze

  • (Çoğulu: Kuzâ) Su üstündeki çörçöp.
  • Göze düşen çöp.
  • Gözün çapağı.

keh

  • Saman. Saman çöpü. (Farsça)

kirişte

  • Çerçöp. (Farsça)

künase

  • Süprüntü, zibil, çöp.

kunv

  • (Çoğulu: Kınân-Kınyân-Aknâ) Üzerinde hurması olan hurma salkımının çöpü.

lif

  • Hurma çöpü.

lükzuf

  • Üzüm çöpü.

mezabil

  • (Tekili: Mezbele) Mezbelelikler, süprüntülükler, çöplükler.

mezbele / مزبله / مَزْبَلَه

  • Çöplük.
  • Çöplük.
  • Çöplük. Pis şeylerin bulunduğu süprüntü yeri.
  • Çöplük, döküntü alanı. (Arapça)
  • Çöplük.

müzahref

  • Boya. Yaldız gibi, sahte yalancı. Yaldız.
  • Süprüntü, pislik, çöp.

rezayil

  • (Tekili: Rezile) Çörçöp.
  • Faydasız ve asılsız nesne.

sufruf

  • Üzüm çöpü.
  • Hurma çöpü.

tiltile

  • Sabırsız olmak.
  • İşi güç olmak.
  • Hurma çöpünden yapılan bardak.