LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te bubi ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

ahkam-ı rububiyet / ahkâm-ı rububiyet

  • Allah'ın bütün varlık âlemini kuşatan mâlikiyeti ve rububiyetinin hükümleri.

alem-i rububiyet / âlem-i rububiyet

  • Rubûbiyet âlemi, Cenâb-ı Hakkın terbiye, idare ve hâkimiyetinin icra edildiği âlem.

ayat-ı rububiyet / âyât-ı rububiyet

  • Rububiyet delilleri.

azamet-i rububiyet

  • Allah'ın rububiyetinin terbiye ve idare ediciliğinin büyüklüğü.

devair-i rububiyet / devâir-i rububiyet

  • Rububiyet daireleri; Allah'ın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurmasının alanları.

evsaf-ı rububiyet / evsâf-ı rububiyet

  • Rububiyetin vasıfları, nitelikleri.

faaliyet-i rububiyet

  • Allah'ın rububiyet faaliyeti ve icraatı.

heybet-i rububiyet

  • Allah'ın rububiyetinin heybeti.

hikmet-i rububiyet

  • Rububiyetin hikmeti.

ihata-i rububiyet

  • Rububiyetinin kapsayıcılığı.

kabza-i rububiyet

  • Rububiyet eli.

mahbubiyyet

  • Sevilen olmak. Mahbub olmaklık. Sevilecek hâlde bulunuş. (Cenab-ı Hakk'ın kullarını her çeşit nimetler ile besleyip yetiştirmesi ve ihtiyaçlarına cevap vermesi; onları sevdiğini ve mahbubiyyetini gösteriyor.)

makam-ı rububiyet

  • Rububiyet makamı.

medar-ı rububiyet / medâr-ı rububiyet

  • İlâhî rububiyetin cereyan ettiği yer.

meratib-i külliye-i rububiyet

  • Rububiyetin geniş, kapsamlı mertebeleri; Allah'ın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesinin, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurmasının mertebeleri.

mertebe-i rububiyet

  • Rububiyetin mertebesi.

muamma-i rububiyet / muammâ-i rububiyet

  • Rububiyetin sırrı, gizemi.

nefs-i rububiyet

  • Rububiyetin kendisi.

rabb-ül alemin / rabb-ül âlemîn

  • Bütün âlemlerin Rabbi. Her âlemi doğrudan doğruya Rububiyyeti ile tâlim, terbiye, tedbir ve idâre eden Cenab-ı Hak.

rübubiyet

  • (Bak: Rububiyet)

rububiyet-i mevhume

  • Gerçekte olmadığı halde varmış gibi kabul edilen rububiyet.

rububiyet-i mutlaka / rubûbiyet-i mutlaka

  • Sınırsız, kâinatı kaplayan rububiyet.

rububiyyet-i mutlaka

  • Herşeyi kaplayan ve idaresi altına almış olan Allah'ın rububiyeti.

şe'n-i rububiyet

  • Cenâb-ı Allah'ın rububiyetinin gereği.

sıfat-ı rububiyet / sıfât-ı rububiyet

  • Rububiyete dair sıfatlar; her bir varlığa yaratılış gayelerine ulaşması için muhtaç olduğu şeylerin verilmesi, onların terbiye edilip idare edilmesi ve egemenlik altında bulundurulmasına dair İlâhî sıfatlar, özellikler.

tasarruf-u rububiyet

  • Rububiyetin tasarruf ve idaresi.

tecelli-i rububiyet / tecellî-i rububiyet

  • Allah'ın rububiyetinin, terbiye ve idare ediciliğinin yansıması.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın