LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te beyin ifadesini içeren 32 kelime bulundu...

ahiyane

  • Damak. (Farsça)
  • Tıb: Boğaz. (Farsça)
  • Beyin kemiği. (Farsça)

akmadde

  • Anatomi: Omuriliğin dış; beynin iç tabakasını meydana getiren sinir lifleri. Beyin hücrelerinin çoğunu, akmadde teşkil eder.

beyin

  • Kafatasının en büyük kısmını kaplayan, kalınca ve dayanıklı üç zarla örtülmüş olan bir sinir merkezidir. Yumuşak ve beyazımsı bir kitle olan beyin, duygu ve bilgi merkezidir. Ak ve boz maddeden yapılmıştır ve iki yarım küre olarak yaratılmıştır. Yarım kürelerden birinde bir arıza sebebiyle bu merkez (Türkçe)

beyincik

  • Art kafa çukurunda beyin kökünün üst arka kısmında bulunan merkezi sinir sisteminin bir organıdır. Mühim bir görevi, hareketlerimizin âhenk içinde olmasını sağlamaktır.

beylik

  • Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emirlik, emaret, mirlik.

candane

  • Tepe ile alın arasındaki yer, bıngıldak. Beyin. (Farsça)

dimağ / dimâğ / دماغ / دِمَاغْ

  • Beyin. Kafanın içi.
  • Beyin.
  • Beyin, kafanın içi; akıl, bilinç.
  • Beyin. (Arapça)
  • Bilinç, şuur. (Arapça)
  • Beyin.
  • Beyin.

edmiga

  • (Tekili: Dimağ) Beyinler, dimağlar.

halita-i dimaği / halita-i dimağî

  • Beyindeki karışım.

hevl

  • Korku. Korku verici.
  • Ürkmek. Dehşet. Yılgınlık. İhtilâl-ı dimağ (beyindeki bozukluk) sebebi ile bâzı hayâli suretler tevehhüm ederek ondan korkmak.

kemal-i sefahet

  • Tam bir beyinsizlik, ahmaklık.

magz

  • Beyin.
  • Öz. İç. Lüb. İlik.
  • Dimağ.

mağz / مغز

  • Beyin. (Farsça)
  • İç, öz. (Farsça)
  • İlik. (Farsça)

me'mume

  • Beyine ulaşan yara.

medeniyet-i sefihe / medeniyet-i sefîhe / مَدَنِيَتِ سَفِيهَه

  • Beyinsizce haramlara dalan medeniyet.

mihah

  • (Tekili: Muhh) Beyinler.
  • İlikler.

muheyh

  • Beyincik.

muhh

  • (Çoğulu: Mihâh) İlik.
  • Beyin.
  • Cevher, madde.

mütehayyile

  • Beyinde hayal kurma merkezi.

naşize / nâşize

  • Kocasının izni olmaksızın evinden kaçan ve kendisini beyinden haksız yere men eden kadın.

osmanlı

  • Osmanlı Devleti teb'asından olan.
  • Anadolu Selçuklu Devleti'nin Bizans sınırındaki Beyliğin reisi olan Ertuğrul Bey'in vefatından sonra, Mi: 1288'de yerine geçen Osman Beyin kurduğu devlete mensup olan.

şamih

  • Ali şey, yüksek.
  • Mağrur, başını kaldırmış. Mütekebbir.
  • Tıb: Vücuddaki beyin ve kemik gibi yerlerdeki çıkıntılı, tümsek yerler.

sebükmağz

  • Hafif beyinli, düşüncesiz. Ahmak. Akılsız. (Farsça)

sefahet / sefâhet

  • Yasak zevk ve eğlencelere düşkünlük, beyinsizce davranış, budalalık.

sefahetkarane / sefahetkârâne

  • Yasak zevk ve eğlenceye düşkün olarak, beyinsizce.

sefih / sefîh / سَف۪يهْ

  • Beyinsizce haramlara dalan.

sefihane

  • Yasak zevk ve eğlencelere düşkün bir şekilde; beyinsizce.

seha'

  • Tıb: Beyin zarı.

sehaya

  • (Tekili: Sehâ) Beyin zarları.

taab-ı dimaği / taab-ı dimağî

  • Beyin ve zihin yorgunluğu.

telafif-i dimağiye / telâfif-i dimağiye

  • Beyinde bulunan kıvrımlar.

ümm-üd dimağ

  • Beyin zarı.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR