LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te beslenme ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

gıda-yı insaniye

  • İnsanlığın gıdası, beslenmesi.

igtiza

  • (Gızâ. dan) Beslenme, gıdalanma.

kumanya

  • ing. Bir gemi içinde bulunan kimselerin beslenmeleri için gemiye doldurulan erzak. Gemi zahiresi.
  • Eskiden piyade kayığının arka kısmındaki dolapçık.
  • Gemi kileri. Geminin erzak koymağa mahsus yeri.

me'kel

  • Yeme içme, beslenme.

nebati ruh / nebâtî ruh

  • Her canlıda mevcud olan ve doğma, büyüme, beslenme, zararlı maddeleri dışarı atma, üreme ve ölme gibi canlılık hallerini yapan rûh.

perverde edilmek

  • Beslenmek, yetiştirilmek.

perveriş

  • Besleme, besleyiş. Beslenme. (Farsça)
  • Terbiye etme, yetiştirme, eğitme. Terbiye edilip yetiştirilme, eğitilme. (Farsça)
  • İlerleme, terakki. (Farsça)

saime / sâime

  • Senenin yarısından fazla, meralarda, kırlarda sırf sütleri alınmak veya üreme ve beslenmeleri için otlatılan (koyun, keçi, sığır, manda, at ve deve cinsinden olan), ehlî hayvanlar.

su-i maişet / sû-i maişet

  • Kötü beslenme.

taayyüş

  • (Ayş. dan) Yaşamak. Geçinmek. Yaşama tarzı. Beslenmek.
  • Geçinme, beslenme, yaşama.

tagaddi / tagaddî / تغدی

  • (Gıda. dan) Gıdalanmak, beslenmek.
  • Sabah yemeği.
  • Gıdalanma, beslenme.
  • Gıda alma, beslenme.
  • Beslenme. (Arapça)
  • Tagaddî etmek: Beslenmek. (Arapça)

tagaddi-i hüceyrat / tagaddî-i hüceyrât

  • Hücrelerin gıda alması, beslenmesi.

tagaddiyat / tagaddiyât

  • (Tekili: Tagaddi) Gıdalanmalar, beslenmeler.

tagazzi / tagazzî / تغذی

  • (Çoğulu: Tagazziyât) Gıdalanma, beslenme.
  • Beslenme. (Arapça)
  • Tagazzî etmek: Beslenmek. (Arapça)

tagdiye

  • Sabah yemeği yedirmek.
  • Gıdalandırmak, beslemek. Beslenmek.

tağziye / تغذیه

  • Besleme. (Arapça)
  • Beslenme. (Arapça)

tegaddi / tegaddî

  • Gıdalanma, beslenme.
  • Tegaddî etmek: Beslenmek.
  • Beslenme.

tegaddi etmek / tegaddî etmek

  • Gıdalanmak, beslenmek.

tegazzi / tegazzî

  • Tegazzî etmek: Beslenmek.

tekavvüt

  • (Kut. dan) Beslenme, azıklanma. Geçinme.

tenavül / tenâvül

  • Beslenme olayı.