LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ber kelimesini içeren 91 kelime bulundu...

adab-ı muaşeret / âdâb-ı muaşeret

  • Beraber yaşayışta, hoş ve İslâmca yaşama ve geçinme usulleri. Peygamberin (A.S.M.) sünnetine uygun olan hareket. İnsanlara karşı edebli olma, insanca ve İslâmca yaşama âdâbı. Adâba dair sünnet-i peygamberiyeye uymak.

alem-i berzah / âlem-i berzah

  • Berzah âlemi. Kabir âlemi.

atik

  • Berrak, saf, temiz, karışmamış, değerli.

ba-berat

  • Berat ile.

bab-ı feyz

  • Bereket kapısı.

berahime / berâhime

  • Berehmenler. Bâtıl ve sapkın Hind ve Mecûsi dinindekilerin reisleri.
  • Berehmenler; bâtıl ve sapkın Hind ve Mecusî dinlerinin reisleri.
  • Berehmenler, bazı batıl dinlerin önderleri.

berekat / berekât / بركات

  • Bereketler.
  • Bereketler, hayırlar, iyilikler, bolluklar. Bereket'in çokluk şekli.
  • Bereketler.
  • Bereketler. (Arapça)

berekat-ı ilahiye / berekât-ı ilâhiye

  • Bereketli ve feyizli İlâhî hediyeler.

berevat / berevât / بروات

  • Beratlar. (Arapça)

cilas

  • Beraber oturma.

cilve-i feyzi

  • Bereketinden gelen yansıma, iz düşümü.

cümle-i mübareke

  • Bereketli, hayırlı cümle.

dümlus

  • Berrak, yumuşak nesne.

feyizli

  • Bereketli, hayırlı.

feyz / فيض

  • Bereket.

haber

  • Berelenme, yaralanma. Çürüme.

hadisat-ı bereket / hâdisât-ı bereket

  • Bereket ile ilgili hâdiseler, olaylar.

hadise-i bereket / hâdise-i bereket

  • Bereket hâdisesi, olayı.

hafa

  • Berdi denilen otun beyaz ve yaş olan kökü.

hane-i mübarek

  • Bereketli ev.

hatn

  • Beraberlik, misil, denk olma, eşitlik.

hellüm

  • Beri gel (mânasına gelir.)

hem-ber

  • Beraber olan, birlikte oturan. (Farsça)

hem-zen

  • Beraber vuran. Birlikte olan. (Farsça)

hemzend

  • Beraber olanlar. Beraber çalışanlar. (Farsça)

hısane

  • Berklik, sağlamlık, sertlik, muhkemlik.

hüsn-ü arazi / hüsn-ü arazî

  • Ber şeyin aslen kendisinde olmayan ve kendisine sonradan gelmiş olan güzellik.

istirdaf

  • Beraber olmayı istemek, beraber gitmeği arzu etmek.

istishaben

  • Beraber götürerek, yanına alarak.

ittifak

  • Beraber hareket için sözleşmek. İttihad ve muvafakat etmek. Söz birliği etmek. Anlaşmak.(İttifak hüdâdadır, hevâda ve heveste değil.)

ızaz

  • Berk muhkem yer.

leffen

  • Beraber sararak. İliştirilmiş olarak. Rabtedilmiş olarak.

leyle-i berat / leyle-i berât

  • Berat Gecesi; hicrî ayların sekizincisi olan Şaban ayının on beşinci gecesi.

ma'iyyet

  • Berâberlik. Her an Allahü teâlâ ile berâber olma. Huzur, cem'iyyet, vilâyet-i Hâssa-i Muhammedî de denir.

maa

  • Beraber, birlikte.

maiyyet

  • Beraberlik, arkadaşlık, bir büyük memurun emrinde bulunma.

malzeme-i mübareke

  • Bereketli, değerli malzeme.

masdar-ı feyz

  • Bereket, nimet kaynağı.

mashuben

  • Beraberce, birlikte olduğu halde. Yanında bulunarak.

medar-ı bereket / medâr-ı bereket / مَدَارِ بَرَكَتْ

  • Bereket sebebi, vesilesi.
  • Bereket sebebi.

medar-ı bereket ve tebrik

  • Bereket ve tebrik sebebi, vesilesi.

meymenet

  • Bereket, uğur, kutluluk.

meymenetsiz

  • Bereketsiz.

meymun

  • Bereketli, uğurlu. Kuvvetli. Kutlu.

mu'cize-i bereket

  • Bereketle ilgili mu'cize.

mü'temir

  • Berd-i acûz günlerinin beşinci günü.

muayeşe

  • Beraberce hoşça geçinme.

mübarek / mübârek / مبارك / مُبَارَكْ

  • Bereketli, hayırlı, uğurlu.
  • Bereketli, hayırlı.
  • Bereketli, feyizli, hayırlı, fâidesi bol.
  • Bereketli, hayırlı.
  • Bereketli.

mübarekat / mübârekât

  • Bereketli ve güzel şeyler.

müberra

  • Beri. Müstesnâ. Fenalıktan uzak kalmış. Münezzeh. Temiz. Noksansız.

muhalebe

  • Beraberce süt sağmak.

mükafee / mükâfee

  • Beraberlik, eşitlik, müsavat.

mukarin

  • Beraber, yakın olan.

mümaşatsız / mümâşatsız

  • Beraber hareket etmeksizin, uysallık göstermeksizin.

mümhika

  • Bereket gidermek.

müncezib

  • Beriye çekilen, cezbedilen. İncizab eden.

murafakat

  • Beraberlik, arkadaşlık.

musahib

  • Beraber sohbet eden. Arkadaş. Arkadaşlık eden. Birlikte bulunan.

müşterek-ül menfaa

  • Beraberce ve ortaklaşa faydalanma.

müterafık

  • Beraber bulunan, bir arada olan.

müteşabik

  • Beraber ve karışık olanlar, birbirine karışanlar. Birbirine karışmış ve girmiş vaziyette olan. Girift.

müttefikan

  • Beraber olarak, anlaşarak, birlikte.

müttehid

  • Beraberce, birlikte, birleşmiş.

müyemmen

  • Bereketli, yümünlü.

müzamele

  • Beraberlik, muâdele.

nefes-i mübarek

  • Bereketli, uğurlu nefes.

nil-i mübarek

  • Bereketli Nil nehri.

ömr-ü mübarek

  • Bereketli, hayırlı ömür.

rahmet ve istirahat alemi / rahmet ve istirahat âlemi

  • Berzâh âlemi; öldükten sonra ruhların gittiği, dünya ile âhiret arasındaki âlem.

refakat-i zikriye

  • Beraber zikredilme, birlikte anılma;.

sadk

  • Berk, sağlam, muhkem süngü.

şayan-ı teberrük / şâyân-ı teberrük

  • Bereketli ve mübarek olmaya lâyık.

sebeb-i bereket

  • Bereketin sebebi.

sebeb-i ref-i bereket

  • Bereketin ortadan kalkmasının sebebi.

seva

  • Beraber olma. Beraberlik. Denk, müsavi.

sohbet

  • Berâberlik. İnsanın derece bakımından kendinin üstünde veya altında yahut akranı ile bir araya gelip, Allahü teâlânın ve Peygamber efendimizin beğendiği, hoşnud olduğu şeyleri konuşması.

taadül

  • Beraberlik, eşitlik.

tarik-i berzahiye / tarîk-i berzahiye

  • Berzaha giden ve ona ait yol.

teberrük / تَبَرُّكْ

  • Bereket umma.
  • Bereket vesilesi.
  • Bereketlenme, mânen istifâde etme, faydalanma.
  • Bereket sayma.

teberrüken / تَبَرُّكًا

  • Bereket vesilesi olarak.
  • Bereket umarak.
  • Bereket sayarak.

tebrie etmek

  • Beraat etmek, kusur ve noksanlıktan uzak tutmak.

tebrik

  • Bereket dileme, kutlama.

tekafü' / tekâfü'

  • Beraberlik, eşitlik, müsâvilik.

tinnü

  • Beraberlik, eşitlik.

ukusa

  • Berklik, muhkemlik, sağlamlık, sertlik.

vak'a-yı bereket

  • Bereketle ilgili vakıa, olay.

vakıa-i bereket

  • Bereketle ilgili vakıa, olay.

vesile-i bereket

  • Bereket sebebi.

yed-i mübareke

  • Bereketli mübarek el.

yümin

  • Bereket, uğur.

yümünlü

  • Bereketli.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın