LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te beddua ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

bed-dua

  • (Bedduâ) Bir kimsenin kötülüğü için duâ. Kötü duâ. (Farsça)

bevh

  • Lânet etme, beddua etme, söğme.
  • Haberli olma.
  • Düşünme.

büsul

  • Beddua, lânet.

cürub

  • Beddualar, bed ve kötü dualar, fenâ sözler.

inkisar / inkisâr / انكسار

  • Kırılma. Gücenme.
  • Beddua ve lânet okuma.
  • Şikeste olma.
  • İlenme, beddua etme. (Arapça)
  • Kırılma. (Arapça)

la'net

  • Bedduâ; bir kimsenin kötülüğünü, Allahü teâlânın af ve merhametinden mahrum olmasını, ihânet edenlerin veya kötülüklerin gerektiği cezâya çarptırılmasını istemek.

la'netullah

  • "Allah lânet eylesin" mânâsında beddua.

lanet / lânet / لعنت

  • Beddua.
  • Lanet, beddua. (Arapça)

mübahele

  • Birbirinden nefret etme.
  • Birbirine lanet okuma. Beddua etme.
  • Birine beddua etme, ilenme, birinden nefret etme.

mühebbel

  • Beddua olunmuş.

mülaane

  • Karşılıklı beddua etme, ilenme, lânet etme.

mülaene

  • Birbirine bedduâ etme. Lânetleşme.

nefrin

  • Nefretler, beddua.
  • Lânet, beddua.
  • Söğüp saymak.

tecdi'

  • Bir kimseye iyileşmesin diye beddua etme.
  • Vücudun bir tarafını kesme.
  • Çocuğu zararlı şeylerle besleyip gelişmesini önleme.