LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te bayrak ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

a'lam / a'lâm / اعلام

  • (Tekili: Alem) Alemler. Alâmetler. İzler. Nişanlar.
  • Bayraklar.
  • Büyük âlimler.
  • Büyük dağlar.
  • Bayraklar. (Arapça)
  • Özel isimler. (Arapça)

alem

  • Bayrak.
  • Nişan, işâret.
  • Özel isim.
  • Mc:Yüksek dağ.
  • Büyük âlim.
  • Üst dudakta olan yarık.
  • Bayrak, sancak, nişan.

alemdar / alemdâr / عَلَمْدَارْ

  • Bayrak tutan.
  • Bayrağı veya sancağı taşıyan. Bayraktar, sancaktar.
  • Bayraktar, önde giden.
  • Bayraktar, sancaktar.
  • Bayrakdâr.

alemdar-ı nebi / alemdâr-ı nebi

  • Peygamberimizin (A.S.M.) bayraktarı olan Hz. Ebu Eyyub-il-Ensarî (R.A.)

alemdari / alemdarî

  • Bayraktarlık.

alemefraz

  • Bayrak kaldıran, bayrak çeken.

alev

  • Ateşten çıkan parlak ve yanar hava.
  • Mızrak ucuna takılan küçük bayrak, flama.

bandıra

  • İtl. Geminin hangi devlete ait olduğnu gösteren bayrak.

barbaros

  • Hayreddin Paşa: (Mi: 1466-1546) Tarihin en büyük Denizcisi Hayreddin Paşa, kardeşleri ile İslâm âlemini birleştirmek, tek bir bayrak altında muhteşem imparatorluğumuzun himayesinde toplamak için çalıştı. Sonunda müstakil devleti ile, Osmanlı Devletine iltihak etti. Kaptan-ı Derya olarak Akdenizi bir

bayrak-ı vahdaniyet

  • Allah'ın bir ve tek olduğunun sembolü olan bayrak.

bayrakdar / bayrakdâr / بيدقدار

  • Alemdar, bayrak taşıyan asker. (Farsça)
  • Bir kabile veya cemaatın başı, reisi. (Farsça)
  • Bayrak taşıyan, lider.
  • Bayraktar, sancaktar. (Arapça - Farsça)

bayraktar

  • Bayrak taşıyan, temsilci.

bünud

  • (Tekili: Bend) Büyük bayraklar, sancaklar.

dar / dâr

  • Sâhib, mâlik, tutan (mânasındadır.) Meselâ: Bayrakdâr : Bayrak tutan. (Farsça)

direfş / درفش

  • Alem, bayrak, sancak. (Farsça)
  • Sancak. (Farsça)
  • Bayrak. (Farsça)

elviye

  • (Tekili: Livâ) Livâlar, sancaklar, bayraklar.

elviye-i mütemevvice

  • Dalgalanan bayraklar.

flama

  • Mızrak ve süngü ucuna takılan, gemi direğine çekilen ince bayrak.

liva / livâ / لوا / لِوَا

  • Bayrak. Sancak.
  • Eskiden kazadan büyük, vilâyetten küçük yerleşme merkezlerine denirdi. Tugay.
  • Hz. Peygambere (A.S.M.) âit sancak.
  • Sancak, bayrak. (Arapça)
  • Bayrak.

meh-çe

  • Minâre, kubbe ve bayrak direğinin üstüne konulan küçük hilâl, ay.

mencuk

  • Bayrak direkleri ve minâre başına takılan küçük ay. (Farsça)
  • Sancak, bayrak. (Farsça)
  • Şemsiye. (Farsça)

menşur

  • (Neşr. den) Neşrolunmuş. Dağıtılmış. Yayılmış. Herkese ilân edilmiş.
  • İşleri dağınık. Perişan.
  • Sultanın emri, mühürsüz mektubu, fermanı.
  • Bayrak.
  • Mat: Alt ve üst tabanları birbirine müsavi ve müvâzi (eşit ve paralel), kenarları da müsâvi ve müvâzi olup yüzleri b

perçem / پرچم

  • Kâkül. (Farsça)
  • Tepede bırakılan saç. (Farsça)
  • Mızrak ve bayrak gibi şeylerin başlarına konulan püskülümsü şeyler. (Farsça)
  • Kakül. (Farsça)
  • Yele. (Farsça)
  • Bayrak. (Farsça)
  • Bayrak püskülü. (Farsça)

rayat

  • (Tekili: Râyet) Bayraklar.

raye / râye

  • Bayrak, sancak.

rayet

  • Bayrak, alem, livâ, sancak.
  • Gerdanlık.

sancaktar

  • Sancak, bayrak taşıyan.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR