LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te bab kelimesini içeren 31 kelime bulundu...

aba / âbâ / آباء

  • Babalar, atalar.
  • Babalar.
  • Babalar, atalar.

aba vü ecdad / âbâ vü ecdad

  • Babalar, dedeler, atalar.

ah-liümm

  • Baba ayrı, ana bir kardeş.

asabe

  • Baba tarafından akraba olanlar.
  • Baba tarafından akrabâ, hısım. Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde hisse (pay) takdîr edip bildirdiği vârislerden (Eshâb-ı ferâizden) sonra gelen ve belli bir payı olmayıp artan malı almaya hak kazanan, ölene erkek vâsıtasıyla bağlanan erkek akrabâ veya bâzı durumlarda bunlar gibi vâris olan kadınlar.

baba-yı atik

  • Babaeski. (Trakya'da bir şehir)

babayane / bâbâyâne / بابایانه

  • Babaca, babacan. (Farsça)

babune / bâbûne / بابونه

  • Babuna, papatya. (Farsça)

babur-name

  • Bâbur Şah'ın Vekayi ismindeki meşhur hatıra kitabı. (Farsça)

benu-l a'yan

  • Baba ve ana bir kardeş.

benu-l allat

  • Baba bir kardeş.

cedde-i sahiha

  • Babanın anası, babaanne.

eb

  • Baba, ata.
  • Baba.

eben an-cedd

  • Babadan, dededen.

ebi / ebî / ابى

  • Baba. (Arapça)

ebu / ebû

  • Baba, ata.

haseb

  • Baba tarafından gelen soyluluk, asalet.

ibrahim bin edhem

  • Babası Belh Şehrinin Pâdişahı idi. Hicri 2. asırda yetişmiş büyük bir veliyullahtır. Bir çok kerametleri görülmüş, Allah rızası yolunda dünya saltanatını terk ederek fakirliği kabul etmiş ve bütün ömrünü ibadet ve taat ile geçirmiştir. Kerametleri dillere destandır.

lane-i peder / lâne-i peder

  • Baba yuvası. Peder evi.

li-eb

  • Baba bir (kardeşler).

meşihat-ı islamiyye / meşîhat-ı islâmiyye

  • Bâb-ı fetvâ (fetvâ kapısı). Şeyhülislâmın bulunduğu yer.

mübevveb

  • Bab bab olmuş, bölümlere ayrılmış kitap.

peder / پدر / پَدَرْ

  • Baba. (Farsça)
  • Baba.
  • Baba.
  • Baba. (Farsça)
  • Baba.

pederane / pederâne / پدرانه

  • Babaya yakışır şekilde.
  • Babaya yakışır tarzda, pedercesine. (Farsça)
  • Baba gibi.
  • Babaca. (Farsça)

pederi / pederî

  • Babalık, pederlik. (Farsça)

şefakat-ı übüvvet

  • Babalık şefkati.

şefkat-i pederane / şefkat-i pederâne

  • Baba şefkati gibi.

sınvu ebi / sınvu ebî

  • Babamın kardeşi.

übüvvet / ابوت

  • Babalık. (Arapça)

übüvveten

  • Babalık sıfatıyla. Atalık cihetiyle.

valid / vâlid

  • Baba.
  • Baba.
  • Baba, doğurtan.

yetim / yetîm

  • Babası ölmüş olan çocuk; tek, yalnız.
  • Babası ölmüş çocuk.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR