LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te başlık ifadesini içeren 28 kelime bulundu...

bahtak

  • Evvelce savaşlarda başa giyilen demirden yapılmış başlık. Miğfer. (Farsça)

bere

  • Sipersiz ve yumuşak olan bir çeşit başlık. (Fransızca)
  • Sipersiz ve yumuşak olan bir çeşit başlık.

beyza

  • Yumurta.
  • Demir başlık.
  • İnsanın hayası. Husye.

bornuz

  • Başlıklı ve kollu hamam havlusu.

evvel-i menazil

  • İlk konaklanan yerler; kitabın ilk bölümlerinde yer alan başlıklar.

fihristevari / fihristevâri

  • Özet şeklinde, başlıklar halinde.

hırvati / hırvatî

  • Tar: Sipahilerin başlarına giydikleri külâh tarzındaki başlık.

imame / imâme

  • Eskiden müslümanların başlarına sardığı, bugün ise, sadece din görevlilerinin namaz kıldırırken ve dînî vazîfeleri yerine getirirken giydikleri başlık üzerine sarılan sarık.
  • Tesbîhin ucundaki uzun tâne.

kalafat

  • Vaktiyle Yeniçeri Ağasının giydiği kırmızı bir başlık.

kalensüve

  • Takke ve her çeşit başlık.

kalpak

  • Kesik koni biçiminde deri, kürk veya kumaştan yapılmış başlık.

külah / külâh

  • Tepesi sivri başlık.

magafir

  • (Tekili: Miğfer) Çelik başlıklar, miğferler.

manşet

  • Bir gazetede ilk sayfanın en üst kısmındaki büyük puntolu başlık. (Fransızca)
  • Bir gömleğin kol kısmına geçirilen ve elbisenin kolundan dışarı çıkan kumaş parçası. (Fransızca)

megafir

  • (Tekili: Miğfer) Miğferler. Eskiden muharebelerde başa giyilen demir başlıklar.

mevakıf

  • Üzerinde durulması gerekli noktalar; belli konuların işlendiği başlıklar.

migfer

  • Ateşli silâhların icadından evvel, muharebede kılıç, mızrak ve ok gibi harp âletlerinden korunmak için başa giyilen bir nevi başlık idi. Miğfer, zırh ile beraber bir bütün teşkil ederdi. Osmanlı miğferleri çeşitli şekillerde olmakla beraber genel olarak iki kısma ayrılırdı. Bir kısmı ince bakırdan,

mürudet

  • Son derece dikbaşlık gösterme. Çok fazla âsilik yapma.

sanduka

  • Türbelerde mezarların üzerine tahtadan sandık şeklinde yapılan ve üstüne yeşil çuha örtülen yerin adıdır. Kadın sandukaları düz olduğu halde, erkek sandukalarının baş tarafına bir ağaç konarak üzerine kavuk, taç, sikke gibi sağlığında giydikleri başlık konurdu. Açık mezarlıklarda sandukalar taştan y

sarık

  • Kavuk, fes, takke gibi başlıkların üzerine sarılan tülbent veya şal.

şebike

  • Kötü niyetle çalışan gizli topluluk. (Farsça)
  • Balık ağı. (Farsça)
  • Batı taraflarında Arapların kullandıkları hasırdan örülmüş bir cins başlık. (Farsça)

serlevha / سرلوحه

  • Yazıda başlık. (Farsça)
  • Başlık.
  • Başlık. (Farsça - Arapça)

serpaş

  • Gürz. Çomak. (Farsça)
  • Eskiden muhârebelerde giyilen demir başlık. (Farsça)

serpuş / serpûş / سرپوش

  • Başlık, başı örten şey.
  • Başlık. (Farsça)

serveri / serverî

  • Başlık, başkanlık, serverlik, reislik. Ululuk. (Farsça)

ta'liye-i name

  • Mektuba başlık koyma.

tac

  • Hükümdarların başlarına giydikleri mücevherli ve kıymetli taşlarla süslü başlık.
  • Müslümanların, Peygamberimizin sünnetine uygun olarak veya onu temsilen başlarına sardıkları örtü; sarık, imame.
  • Gelinlerin başlarına koydukları cevahirli süslü başlık.
  • Kuşların başındaki

tolga

  • Başlık, miğfer nevilerinden birinin adıdır.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın