LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ayrıntı ifadesini içeren 39 kelime bulundu...

alettafsil / alettafsîl / على التفصيل

  • Ayrıntılı olarak. (Arapça)

aslüfasl

  • İşin aslı ve ayrıntıları.

bittafsil / bittafsîl / بالتفصيل

  • Ayrıntılı olarak, uzun uzadıya. (Arapça)

cüz'i teferruat / cüz'î teferruat

  • Küçük ayrıntılar.

dekaik

  • İncelikler, ayrıntılar.

destgah-ı levh-i mahfuz-u hakikat / destgâh-ı levh-i mahfuz-u hakikat

  • Gerçekte herşeyin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı kader levhasının tezgâhı.

fasl

  • Ayrıntı, ayırma, kesinti, bölüm.
  • Halletme, neticelendirme, kesip atma.

fer'i / fer'î

  • Esasa ait olmayan, ayrıntı.

feri / ferî

  • Ayrıntılarla ilgili.

feriyye

  • Ayrıntılar.

fettah-ı allam / fettâh-ı allâm

  • Herşeyi en ince ayrıntılarına varıncaya kadar bilen ve her şeye ayrı ayrı sûretler veren; Allah.

fıkıh

  • (Fıkh) Derin ve ince anlayış. Bir şeyi, hakkı ile, künhü ile bilmek. İnsanlar arasındaki ilişkilerle ilgili olarak dinî hükümleri ayrıntılı delilleriyle bilmek. Müslümanlar, müslüman olmaları itibariyle Allah'ın emirlerine tâbidirler, uyarlar. Fıkıh ilmi, hangi şartlarda Allah'ın hangi emrin

füru' / fürû'

  • Dallar, budaklar, ayrıntılar.

füruat / fürûat

  • Kökten ayrılan kısımlar, ayrıntılar.
  • Detaylar, ayrıntılar; aynı soydan gelenler, esastan olmayan talî meseleler.
  • Ayrıntılar.

jerfbin / jerfbîn / ژرف بين

  • Ayrıntılı düşünen, dikkatli. (Farsça)

levh-i a'la / levh-i a'lâ

  • Levh-i Mahfûz; herşeyin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı kader levhası, Allah'ın ilminin bir adı.

levh-i mahfuz

  • Herşeyin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı kader levhası, Allah'ın ilminin bir adı.

levh-i mahfuz-u azam / levh-i mahfuz-u âzam

  • Herşeyin bütün ayrıntılarıyla yazıldığı büyük mânevî kader levhası.

mezheb

  • Gidilen yol, dinin esaslarında aynı ayrıntılarında farklı görüşler.

mufassal / مُفَصَّلْ

  • Ayrıntılı.
  • Tafsilatla, uzun uzun anlatılan, ayrıntılı.
  • Ayrıntılı.
  • Ayrıntılı olan.

mufassalan / مفصلا

  • Ayrıntılı biçimde.
  • Ayrıntılı olarak.
  • Ayrıntılı olarak. (Arapça)

mufassalen / مُفَصَّلاً

  • Ayrıntılı olarak.
  • Ayrıntılı olarak.

müfredat

  • Basit şeyler.
  • Toptan bilinen şeylerin ayrıntıları.
  • Ayrıntılar, parçalar.

musarraha

  • Açık ve bütün ayrıntılarıyla anlatılmış.

şerh

  • Açıklama ve tefsir, bir kitabı bütün ayrıntılarıyla anlatma.

tafsil / تفصيل

  • Ayrıntılı açıklama. (Arapça)

tafsil etmek

  • Ayrıntılı olarak açıklamak.

tafsil-i mahiyet

  • Öz niteliğinin ayrıntılı açıklaması.

tafsilat / tafsilât / تفصيلات

  • Ayrıntılar.
  • Ayrıntılı açıklama. (Arapça)
  • Ayrıntı. (Arapça)
  • Tafsilât vermek: Ayrıntılı açıklamada bulunmak. (Arapça)

tafsilatıyla / tafsilâtıyla

  • Bütün ayrıntılarıyla. (Arapça - Türkçe)

tafsilatlı / tafsilâtlı

  • Ayrıntılı. (Arapça - Türkçe)
  • Ayrıntılı.

tafsilen / tafsîlen / تفصيلا

  • Ayrıntılı olarak.
  • Ayrıntılı olarak, genişçe.
  • Ayrıntılı olarak. (Arapça)

tafsili / tafsilî

  • Ayrıntılı, geniş açıklamalı.
  • Ayrıntılı.

tefasil / tefâsîl / تفاصيل

  • (Tekili: Tafsil) Tafsiller, ayrıntılar.
  • Ayrıntılar. (Arapça)

tefekkühat-ı ilmiye

  • Meyve ziyafetleri hükmünde olan ilmin detayları, ayrıntıları.

teferru'at / teferru'ât / تفرعات

  • Ayrıntılar. (Arapça)

teferruat / teferruât / تَفَرُّعَاتْ

  • Ayrıntılar.
  • Bir şeyin bütün incelikleri, ayrıntıları.
  • Ayrıntılar.
  • Ayrıntılar.

tefrii / tefriî / tefrîi

  • Ayrıntılamakla ilgili.
  • Teferruat ve ayrıntılara ayırmakla ilgili.

ulema-i muhakkik / ulemâ-i muhakkik

  • Meseleleri çok ince ayrıntılarına kadar inceleyerek hüküm veren âlimler.