LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ay i ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

"icl" meselesi

  • Buzağı olayı. Bu olay İsrailoğullarının Firavun'dan kurtulup Sina Çölüne yerleştikleri zaman yaşandı. Bir ara Mûsa (a.s.) Tur Dağına çıkmış ve orada bir müddet kalmıştı. İsrailoğulları da bu esnâda altından bir buzağı yaptı ve ona tapmaya başladı.

albay

  • Yarbay ile tuğgeneral arasındaki askeri rütbede olan üstsubay.

cemaat-i hademe-i ehl-i hiref

  • Tar: Saray işlerini yapmakla vazifelendirilmiş sanatkârlar zümresi.

ezheran

  • (Ezhereyn) Ay ile güneş.

feht

  • Ay aydınlığı, ay ışığı.

hadaik-ı hassa / hadaik-ı hâssa

  • Saray bahçeleri. Bunlar biri saray içinde, diğeri saray dışında olmak üzere iki kısımdı. Saray içindeki bahçe ve bostan işleriyle meşgul olanlara "Has Bahçe Bostancıları"; saray dışındakilere ise "Hassa Bostancıları" denilirdi. Saray dışı bahçe ve bostanların bazıları şunlardı: Kadıköy bağı, Davut P

halc

  • Pamuğu temizlemek, havalandırmak ve kabartmak için yay ile atmak.

helva-hane

  • İçinde helva pişirilen genişçe ve derinliği az tencere. (Farsça)
  • Tar: Saray için her türlü tatlı yiyeceklerin yapılmasına yarayan saray mutfağının bir bölümü. (Farsça)

ihzal

  • Şaka ve alay ile çok uğraşma.

izafet-i maklub

  • Ters çevrilmiş terkib. Muzaf-un ileyh ile muzafın yer değiştirmesi olup, böylece birleşik isim ve sıfatlar yapılır. Bu terkibler semâidir; işitilmekle öğrenilir, bir kaideye bağlı değildir. Her terkib bu şekle sokulmaz. Meselâ: Tâb-ı meh: Meh-tâb: Ay ışığı. Çeşm-i âhu: Ahu-çeşm: Ceylân gözlü. Nazar-

kamer

  • Gökteki ay. Hilâl.
  • Ay ışığında uyumayıp uyanık durmak.

kameri / kamerî

  • Ay ile alâkalı.

kamra

  • Ay ışığı olan gece.

kasal

  • Buğday içinde olan siyah taneler.

kıyas-ı hafi-yi hadsiye / kıyas-ı hafî-yi hadsiye

  • Zihnin birşey hakkında, sezgi ve âni kavramayla yaptığı gizli kıyas. Meselâ "Eğer Ayın ışığı Güneşten gelmeseydi, durumu değiştikçe ışık yapısı değişmezdi" şeklinde zihne doğan gizli bir kıyasla aklın "O halde Ay ışığını Güneşten alır" şeklinde hükmetmesi.

kozmoğrafya

  • Uzay ilmi.

meh-şid

  • Ay, kamer. (Farsça)
  • Ay ışığı, mehtâb. (Farsça)

mehtab / mehtâb / مهتاب

  • Mâhtâb. Ay ışığı. (Farsça)
  • Mehtap, ay ışığı.
  • Mehtap, ay ışığı. (Farsça)

mehtap

  • Ay ışığı.

mühakale

  • Ekini biçmeden buğday ile satmak.

mukmir

  • (Kamer. den) Mehtaplı. Ay ışığıyla aydınlanmış.

şehri / şehrî

  • Ay ile ilgili, aylık.

tehekkümen

  • Alay için, tehekküm suretiyle.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın