LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te avsa ifadesini içeren 47 kelime bulundu...

afşar

  • Avşar kabilesini meydana getiren Türkmenlerin adı.

ahves

  • Karnı sarkık kişi. (Müe: Havsâ)

akreşe

  • Dişi tavşan.

asra'

  • Zor olan şey. Güç nesne.
  • Kanatlarının uçlarında beyazlıklar olan tavşancıl kuşu.

dagib

  • Tavşan sesi.

darim

  • Aç.
  • Tavşancıl yavrusu.

derma'

  • Topuğu belli olmayan, şişman kadın.
  • Tavşan.
  • Kırmızı yapraklı bir acı ot.

dugab

  • Tavşan sesi.

eranib

  • (Tekili: Erneb) Tavşanlar.

erneb / ارنب

  • Tavşan.
  • Kadın ziynetlerinden biri.
  • İri fare.
  • Tavşan. (Arapça)

esekk

  • Tavşan.
  • Kulağı kesik olan.
  • Küçük kulaklı.
  • Kulağı işitmeyen. Sağır.

fetha

  • (Çoğulu: Füteh-Fütuh-Fethât) Kaşı olmayan halka yüzük.
  • Büyük yüzük.
  • Tavşancıl kuşu.

fevd

  • Tavşancıl kuşunun kanadı.
  • Ölmek.
  • Canip, taraf, yön.

garan

  • Tavşancıl kuşunun erkeği.
  • Açlık.
  • Zayıflık.

gubbe

  • Tavşancıl kuşunun yavrusu.

hab-ı harguş / hâb-ı harguş

  • Tavşan uykusu. Şüpheli ve hafif uyku.
  • Yalan, hile.

harguş / hargûş / خرگوش

  • Tavşan.
  • Tavşan. (Farsça)

havat

  • Tavşancıl kanadının fısıltısı.
  • Ses, sadâ.

havsala / حوصله

  • Kavrama gücü, havsala. (Arapça)

havta'

  • Tavşan yavrusu.
  • Bir nevi sinek.
  • Delil.

heysem

  • Toy kuşunun yavrusu.
  • Tavşancıl yavrusu.
  • Akbaba yavrusu.
  • Kurt eniği.

hırnık

  • (Çoğulu: Harânik) Tavşan yavrusu.
  • Bir şâire kadın.

hudariyye

  • Tavşancıl kuşu.
  • Karanlık gece.

huzuz

  • (Çoğulu: Hızzân) Erkek tavşan.

ihmal / ihmâl / اهمال

  • Boşlama, savsaklama.
  • Önemsememe, savsaklatma. (Arapça)

kamkam

  • (Çoğulu: Kumâkım) Ulu, şerif kimse.
  • İyi, keskin kılıç.
  • Büyük deniz.
  • Çok adet.
  • Saç dibine düşen yavşak.
  • Küçük kene.

kasir / kâsir

  • (Kesr. den) Kıran, kırıcı.
  • Tavşancıl kuşu.

kuva'

  • Erkek tavşan.

lefh

  • Yakmak.
  • Vurmak.
  • Fakirlik, fakir.
  • İflas.
  • Tavşancıl kuşu.
  • Karga.

me'kum

  • Tilki ve tavşan ini ve yatağı.

meka

  • (Çoğulu: Emkâ) Tilki, tavşan ve bunlara benzer hayvanlar.
  • Canavarların inleri ve yatakları.

meşyuha

  • Yavşan otunun yetiştiği yer.

mevsil

  • (Vusul. den) Kavşak. Kavuşacak yer.
  • Ek yeri.

müerneb

  • İpliği tavşan yünüyle karışık nesne.

mülteka

  • Kavuşup buluşulacak yer, iki şeyin birleştiği yer.
  • Kavşak.
  • Hanefi hezhebinin meşhur bir fıkıh kitabının ismi.
  • Buluşma yeri; kavşak.
  • Kavuşma yeri, kavşak.

mümatala

  • Savsaklama, borcu uzatma.

nafıka

  • (Çoğulu: Nevâfık- Nüfeka) Arab tavşanının (diğer adı; tarla fâresi dedikleri hayvanın) iki yuvasından gizli olanın adıdır. Bu hayvan, bunun tavanını yeryüzüne çok yakın yapar. Belirli olan kasia dedikleri yuvasında tehlike hissederse hemen nâfıkanın tavanını delerek kaçar. Münafıklar buna benzediği

nahiz

  • Uçmaya hazırlanmış ve kanatları bitmiş olan kuş.
  • Tavşancıl yavrusu.

sak'a

  • Güneş.
  • Başın ortası.
  • Beyaz renkli tavşancıl kuşu.

şih

  • Yavşan denilen ot.

şıkza'

  • Çok acıkmış tavşancıl.

sühale

  • Küçük tavşan.

ukab

  • (Çoğulu: Ukbân-Ekub) Tavşancıl kuşu.

usr

  • Tavşancıl kuşu.
  • Yalan söz.

vebr

  • Kocakarı soğuğundan bir gün.
  • Ada tavşanı, ak tavşan.

yerbu'

  • (Çoğulu: Yerabi') Arap tavşanı adı verilen yaban faresi.

zemu'

  • Aceleci ve seri kimse.
  • Sıçraması birbirine yakın olan tavşan.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR