LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te armagan ifadesini içeren 37 kelime bulundu...

ataya / atâyâ

  • Armağanlar, ihsanlar.

bergüzar

  • Hatırlatmak için armağan, hediye vermek. (Farsça)

caize / câize

  • (Cevaz. dan) (Çoğulu: Cevaiz) Azık, yol yiyeceği.
  • Hediye, armağan, bahşiş.
  • Edb: Eskiden takdim olunan medhiyeli bir şiire veya bir san'at eserine karşılık olarak verilen para, hediye ve bahşişler.
  • Armağan, övücü şiirleri için eskiden şairlere devlet büyükleri veya aşiret büyükleri tarafından verilen para veya mal.

cedva

  • Bol yağmur, rahmet.
  • Armağan hediye.

cevaiz

  • (Tekili: Câize) Câizeler, verilen bahşişler, armağanlar.

dest-muze

  • Armağan, hediye. (Farsça)

ermagan

  • Armağan, hediye. Bir kimseye bir işteki muvaffakiyetinden dolayı verilen hediye. (Farsça)

ermeğan / ermeğân / ارمغان

  • Armağan. (Farsça)

esis

  • Asıl esas, hak, doğru.
  • Hediyeler. Armağan olarak verilen şeyler.

gül-vend

  • En çok ceviz, incir, fıstık gibi şeylerden yapılan hediye, armağan. (Farsça)

hedaya / hedâyâ / هدایا

  • Armağanlar, hediyeler. (Arapça)

hedaya-yı şahane / hedâyâ-yı şahane

  • Şahane, mükemmel hediyeler, armağanlar.

hediye

  • Parasız verilen, bağışlanan şey. Armağan.
  • Armağan.

hediyeten

  • Armağan olarak, hediye olarak.

hediyye / هدیه

  • Armağan, hediye. (Arapça)

ihda

  • İman ve İslâmiyet yolunu göstermek. Hidayete eriştirmek. Doğru yola götürmek. Allah rızasına uyan yola girmesine vesile olmak.
  • Hediye etmek. Armağan yollamak.

ikram / ikrâm / اكرام

  • Cömertlik. (Arapça)
  • Sunma, armağan etme. (Arapça)

ikramiye / ikrâmiye

  • Armağan olarak verilen para.

ithaf

  • Hediye etmek. Armağan vermek.
  • Edb: Birisinin nâmına eser yazmak.

latafe

  • Hediye, armağan.

lühne

  • Misafire seferden geldiğinde verilen hediye ve armağan.
  • Savaş gününde başa giyilen tolga. Az şey.
  • Kahvaltı.

mehdiyye

  • Mehdiye âit ve mensub olan. Mehdiye dâir ve müteallik.
  • Hediye. Armağan.

meniha

  • Hediye, armağan, bahşiş.

merfud

  • İhsan edilmiş, armağan olarak verilmiş, bağışlanmış şey.

muthef

  • Hediye, armağan. İthaf olunan şey.

muthif

  • Hediye veren, armağan eden. İthaf eden.

nevbave

  • Yeni yeşillik. (Farsça)
  • Turfanda yemiş. (Farsça)
  • Hediye, armağan. (Farsça)

pişkeş

  • Hediye, armağan, hibe. (Farsça)

sılat

  • (Tekili: Sıla) Sılalar.
  • Bahşişler, armağanlar, hediyeler.

süftece

  • (Çoğulu: Süfâtic) İçi kovuk boş cisim.
  • Bir yerden bir yere armağan olarak gönderilen şey.
  • Yol korkusundan emin olmak için tâcirlere borç olarak verilen para.

surre / صره

  • Para kesesi. (Arapça)
  • Hükümdar tarafından Mekke'ye gönderilen paralar ve armağanlar. (Arapça)

takdime / تقدمه

  • (Çoğulu: Tekadim) Kendisinden üstün kişiye sunulan armağan, hediye.
  • Takdim.
  • Sunuş. (Arapça)
  • Armağan. (Arapça)

tekadim

  • (Tekili: Takdime) Takdim edilen armağanlar, verilen hediyeler.

tuhfe

  • Turfanda şey.
  • Görülmemiş yeni çıkan. Yeni.
  • Hediye, armağan.
  • Hediye, armağan, değerli şey.
  • Yeni şey, armağan.

uraza

  • Misafire çıkarılan yiyecek.
  • Hediye, armağan.

yad-bud

  • Armağan, yâdigâr. (Farsça)

yadigar / yâdigâr

  • Hediye, armağan.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR