LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ari kelimesini içeren 45 kelime bulundu...

a'razi

  • Ârızî, tesâdüfî, rastgele.

anen

  • Arız olmak.

arefe / عرفه

  • Arife, bayramdan önceki gün. (Arapça)

ari / ârî

  • Arı, temiz, saf.

arı-misal

  • Arı gibi.

arifane / ârifane

  • Arife yakışır surette. Bilene yakışır şekilde. İrfan sahibi olarak. (Türkçe)
  • Ârifçe.

arifin / ârifîn

  • Ârifler, irfan sahipleri.

ariflerin mezakları

  • Ariflerin zevkaldığı yer ve hususlar.

avarız / avârız

  • Arızalar, aksaklıklar, noksanlıklar.

beraet / berâet

  • Arınma, kurtulma.

beri / berî / بری

  • Arınmış, temiz, uzak. (Arapça)

dail

  • Arık, zayıf, küçük hacimli.

derecat-ı arifin / derecât-ı ârifîn

  • Ariflerin dereceleri.

emirname-i arifane / emirnâme-i ârifâne

  • Ârif olana, bilene yakışır biçimde olan emir yazısı.

farabi / farâbî

  • Aristonun tesirinde kalan bir filozof.

hal-i sahv / hâl-i sahv

  • Arızi veya dâimi sebeplerle, şuurunu kaybetmiş bir kimsenin, muvakkaten şuurunun yerine gelmesi hâli.

halis-üd dem / hâlis-üd dem

  • Arı kan, safkan.

hudari / hudarî

  • Arı kuşu.

hükema-i meşaiyyun / hükemâ-i meşaiyyun

  • Aristo felsefesi yolunda olan ve derslerini gezerek veren meşaiyyun filozofları.

hüzul

  • Arıklık, bitkinlik, zayıflık.

ısfa'

  • Arındırılmak. Hâli olmak.

kutb-ı arifin / kutb-ı ârifîn

  • Ârif denilen evliyânın başı, en büyüğü, yüksek ilimler sâhibi.

kutb-ul arifin / kutb-ul ârifîn

  • Ariflerin en ileri geleni, en büyüğü. Maddi, mânevi ve İlâhi ilim sahiblerinin başı. Ariflerin kutbu.

kutbu'l-arifin / kutbu'l-ârifîn

  • Âriflerin en büyüğü, en ileri geleni.

kutbü'l-arifin / kutbü'l-ârifîn

  • Ariflerin en büyüğü, en ileri geleni.

maden-i safi / maden-i safî

  • Arınmış, duru kaynak.

muarra / muarrâ / معری

  • Arınmış. (Arapça)

müberra / müberrâ

  • Arınmış, uzak.
  • Arınmış, temize çıkmış.

münezzeh

  • Arınmış, kusur ve eksiklikten yüce.

münezzehiyet

  • Arınmış ve yüce olma.

musaffa / musaffâ / مُصَفّٰي

  • Arınmış, safileşmiş.
  • Arındırılmış.

muse

  • Arı, nahl. (Farsça)

safileştirmek / sâfileştirmek

  • Arındırmak.

senh

  • Arız olmak.

sila'

  • Arınmış, temizlenmiş nesne.

taarr

  • Ari olmak, temiz ve pâk olmak, beri olmak. Döşeğinde dönüp ızdırap çekmek.

tasfiye / تَصْفِيَه

  • Arındırma.

teberri

  • Arınma, uzaklaşma.

tebrie / تبرئه

  • Arındırma.
  • Arındırma, temize çıkarma. (Arapça)
  • Tebrie etmek: Temize çıkarmak. (Arapça)

tenzih / tenzîh / تنزیه

  • Arındırma, uzak tutma, kusur kondurmama. (Arapça)
  • Tenzîh etmek: Uzak tutmak, kusur kondurmamak. (Arapça)

tuhur

  • Arınıp pâk olmak, temizlenmek.

urefa / urefâ / عرفا

  • Ârifler, Allah'ı isim ve sıfatlarıyla hakkıyla tanıyanlar.
  • Ârifler.
  • Arifler. (Arapça)

urye

  • Ari olmak. Çıplak olmak.

ya'sub

  • Arı beyi.

yasup / yâsup

  • Arı beyi.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR