LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te arez ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

bi-garez / bî-garez

  • Garezsiz. (Farsça)
  • Taraf tutmıyan, tarafsız. (Farsça)

garez

  • Kayıştan yapılan üzengi.
  • Ağaç üzengi.

harez

  • (Çoğulu: Ehrâz) Çocukların oynadıkları ceviz.

hareze

  • (Çoğulu: Harez-Harezât) Boncuk.

harezm

  • (Bak: HARZEM)

kanun-u mübareze

  • Karşılıklı mücadele, çatışma kanunu.

marez / mârez

  • Sergi.

meydan-ı mübareze

  • Savaş meydanı.

mubareze

  • (Bak: Mübâreze)

mübareze / mübâreze / مبارزه / مُبَارَزَه

  • Cenk, kavga, uğraşma.
  • Sözle çekiştirme. Kavga. Cidal. Döğüşmek.
  • Mücadele, karşı karşıya gelme.
  • Çarpışma, dövüşme.
  • Uğraşı, mücadele. (Arapça)
  • Savaş. (Arapça)
  • Mübareze etmek: Mücadele etmek. (Arapça)
  • Mübaşeret olunmak: Girişilmek, işe başlanmak. (Arapça)
  • Çarpışma.
  • Meydana çıkma.

mübareze etmek

  • Karşı koymak, çarpışmak.

mübareze-i hamiyet

  • Din, millet, vatan gibi değerleri korumak için gayretle verilen mücadele.

mübareze-i hayat

  • Hayat mücâdelesi.

mübareze-i küfür ve iman

  • İman ve küfür mücadelesi.

mübareze-i maneviye / mübareze-i mâneviye

  • Mânevî mücadele ve çatışma.

mübareze-i ulviye

  • Yüce mücadele.

mübarezekarane / mübarezekârâne / mübârezekârâne

  • Karşı koyarcasına.
  • Çarpışarak, dövüşerek.

mücareze

  • Saçma ve iyi olmıyan sözlerle lâtife yapma.

müfareze

  • Bir şeyden kesilip ayrılma.

muhareze

  • Saklamak.

müşareze

  • Çekişme, geçimsizlik, huysuzluk.