LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te anga ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

alafranga

  • İtl. Frenk tarzında olan, Fransız usulü.
  • Batı tarzında.

angah / angâh

  • (Angeh) O vakit. Ondan sonra. (Farsça)

angarya / آنْغَارْيَه

  • yun. Ücretsiz olan iş. Meccanen görülen iş. Baştan savma görülen iş.
  • Ücret vermeden gördürülen iş.
  • Ücretsiz yaptırılan iş.

cevelangah / cevelangâh / cevelângâh / جولانگاه

  • Dolaşma yeri.
  • Gezip dolaşılan yer.
  • Gezip dolaşılan yer. Cevelân yeri. Tâlim meydanı.
  • Gezinti yeri, mesire yeri. (Arapça - Farsça)
  • Dolaşım yeri. (Arapça - Farsça)

hangah / hangâh

  • Allah rızası için ve misafirleri minnet altında bırakmamak ihlâsı ile fakir ve dervişlere ve talebe-i uluma yemek verilen ve misafir edilen yer. (Farsça)
  • Büyük tekke.
  • Tekke.

hangar

  • Eşyayı muhafaza etmek için yapılan üstü örtülü, yanları açık yer. (Fransızca)
  • Uçakları barındırmaya mahsus garaj. (Fransızca)

hazangah / hazangâh

  • Hazan yeri. (Farsça)
  • Dünya. Göçecek âlem. (Farsça)

manga

  • Küçük askerî birlik.
  • Ask. Tek bir kumandanın kolaylıkla sevk ve idare edebileceği kadar erden kurulu küçük askerî birlik. (Yaklaşık olarak on erden kurulabilecek olan mangada birkaç makinalı tüfek veya tabanca ile avcı erleri bulunur.)
  • Savaş gemilerinde erlerin yattığı koğuş.

mugaylangah / mugaylangâh

  • Dünya. (Farsça)

nişangah / nişangâh / نشانگاه

  • Hedef yeri. Nişan tahtası. (Farsça)
  • Silâh namlusunun üstünde bulunan, nişan almağa yarayan kısım. (Farsça)
  • Nişan tahtası. (Farsça)

pranga

  • İng. Eskiden ağır cezalı mahkûmların ayaklarına takılan kalın zincir.
  • Halkalarıyla beraber iki okka yüz dirhem ağırlığındaki demire verilen addır.
  • Umumi hapishanelerde, hapishanenin iç nizamını bozan ve taşkınlık gösteren mahkûmların ayaklarına da pranga vurulurdu.

şebangah / şebangâh / شبانگاه

  • Gece vakti, geceleyin. (Farsça)
  • Gecelenecek yer. (Farsça)
  • Geceleyin, gece vakti. (Farsça)

seyrangah / seyrangâh / سيرانگاه

  • Güzel manzaralı gezinti yeri.
  • Seyir yeri. Gezme ve eğlenme yeri. (Farsça)
  • Gezinti yeri.
  • Gezinti yeri. (Arapça - Farsça)

seyrangah-ı daimi / seyrangâh-ı daimî

  • Devamlı gezinti yeri.