LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te allah icin ifadesini içeren 55 kelime bulundu...

aşk-ı hakiki / aşk-ı hakikî

  • Hakiki aşk. Allah için sevmek. Allah sevgisi.

besmele

  • Bismillahirrahmanirrahim'in kısaltılmış ismi. Müslüman her işine Bismillah ile başlar. Yani her işi Allah adına ve Allah için yapar. Atomlardan yıldızlara kadar her varlık da Allah adına ve Allah için hareket eder. İnsan da Bismillah diyemiyeceği, yani Allah'ın emri ve izni olmayan bir işi ve hareke

billah

  • Billahi, Allah için.

bismillah

  • Allah namına, Allah için, Allah'ın adı ve izni ile.

cihad / جهاد

  • Allah için harb ve hizmet.

cihad etmek

  • Allah için, kutsal değerleri korumak için savaşmak.

ecl

  • İllet, sebeb, cihet. İçin, dolayı... den. Arabçada "Li" ilâve ederek kullanılır. Meselâ: Li-eclillâh : Allah için, Allah rızası için.

el-alaü lillahi şehidetün / el-âlâü lillâhi şehîdetün

  • "Allah'ın verdiği nimetler" Allah için şâhiddir ("şehîdetün" kelimesi dişilik kipidir).

el-buğzu fillah

  • Allah için nefret ve düşmanlık beslemek.
  • Allah için buğzetmek. Bütün şiddet, adavet ve düşmanlık Cenab-ı Hakk'ın (C.C.) rızası dairesindedir. İhlâsı kıracak, hissî hareketten sakınmaktır.

el-hubbu fi'llah

  • Allah için sevmek; sevgi Allah içindir.

el-hubbu fillah / el-hubbu fillâh / el-hûbbu fillah

  • Allah için sevme.
  • Allah için sevmek.

el-hubbu fillah muhibb-i muhlis / el-hubbu fillâh muhibb-i muhlis

  • Allah için, hâlis ve samimî bir şekilde seven.

elhubbu-lillah

  • Allah için sevmek. Muhabbet, dostluk, sevgi sırf Allah içindir. Hoş geçim, insanlara olan muhabbet Cenab-ı Hakk'ın rızası içindir.

elhubbulillah / elhubbulillâh

  • Sevgi Allah içindir.

fariza-i cihad

  • Cihad farzı; din uğrunda, Allah için çeşitli şekillerde mücadele etme zorunluluğu.

fi sebilillah / fî sebîlillâh

  • Sırf Allah yolunda, Allah için.

fillah

  • Allah için.

fisebilillah / fîsebilillah / fîsebîlillâh

  • Allah yolunda. Allah için.
  • Sadece Allah için.

halis / hâlis

  • Saf, temiz, hîlesiz, katkısız. Menfaat düşüncesi karışmadan sırf Allah için olan, riya ve gösteriş bulunmayan.

halisen livechillah / hâlisen livechillâh

  • Sadece Allah için.

hasbetenlillah

  • Allah için.

haşyeten lillah

  • Allah için korku.

hizbullah

  • Allah için din uğrunda ciddi gayret sâhibi olan ve din düşmanlarıyla aslâ hakiki dost olmayan mücahid cemaat. "Hizb-ül Kur'an" tabiri de aynı mânada kullanılır. (Kur'an-ı Kerim'de 5:56 ve 58:22 âyetlerinde zikredilir.)

hubb-u fillah / hubb-u fillâh

  • Allah için sevmek.

hudara

  • Allah için, Allah aşkına. (Farsça)

hulus / hulûs

  • Dünyâ menfaatlerini düşünmeden bütün iş ve ibâdetlerin yalnız Allah için olması, niyet temizliği.

ihlas / ihlâs

  • Hâlis, temiz etmek, niyyeti düzeltmek, temizlemek, dünyâ menfaatini düşünmeden bütün işlerini, ibâdetlerini yalnız Allah için yapmak.
  • Her işi Allah için yapmak.

imam-ı ca'fer-i sadık / imam-ı ca'fer-i sâdık

  • (Hi: 83-148) Hazret-i Ali'nin (R.A.) torununun torunudur. Medine-i Münevvere'de yaşamıştır. Annesi, Hazret-i Ebu Bekir'in soyundandır. Mânevi nüfuzu çok ileri idi, dine büyük hizmetleri görüldü. Demiştir ki: "Kim nefsi için nefsi ile mücâhede ederse, keramete kavuşur, kim de Allah için nefsi ile müc

ismail

  • Peygamberlerdendir. İbrahim'in (A.S.) oğludur. Küçükken İbrahim'e (A.S.), oğlunu Allah için kurban etmesi emredildi. Halilullah olan İbrahim, İsmail'i (A.S.) kurban etmek isterken Cenab-ı Hak koç gönderdi. Mu'cize zâhir oldu. Bıçak İsmail'i kesmedi, yerine koç kurban edildi. Resul-i Ekrem'in (A.S.M.

karabin

  • (Tekili: Kurban) Kurbanlar. Allah için kesilen koyun, sığır ve deve gibi hayvanlar.

karzıhasen

  • Allah için verilen borç.

li-eclillah

  • Allah için, Allah rızası için. Allah rızası dairesinde.

li-vechillah

  • Allah için. Allah nâmına, Allah aşkına.

lieclillah

  • Yalnız Allah için.

lillah / lillâh / للّٰه

  • Allah için.
  • Allah için.
  • ALLAH için.

lillah için / lillâh için

  • Allah için.

lillah ve fillah / lillâh ve fillâh

  • Allah için ve Allah yolunda.

lillahi / lillâhî

  • Allah için. Allah yoluna. Allah aşkına.
  • Allah için.

livechillah / livechillâh

  • Allah için.

liveçhillah / liveçhillâh

  • Allah için.

muhlis

  • İhlaslı, samimi, işini sadece Allah için yapan.

nezr-i muayyen

  • Hastam iyi olursa, Allah için şu kadar sadaka vermek ve sevâbını falan velîye bağışlamak adağım olsun diye bir şarta bağlanarak yapılan adak.

nüsük

  • (Nüsk) Allah için ibadet etmek.

sadaka

  • Allah için yapılan yardım.

secde

  • Allah için yere kapanış.

şehid / şehîd

  • Şahit olan, Allah için ölen.

şehid-i ahiret / şehîd-i âhiret

  • Bir kimsenin Allah için olan cihâdın hazırlığı esnâsında tâlimlerde veya zulüm ile öldürülmesi veya cihâdda ve eşkıyâ, âsî, yol kesici, gece hırsızla vuruşmada yaralanarak hemen ölmeyip bir namaz vakti çıkıncaya kadar yaşayan veya başka yere götürülü p, orada ölen. Âhiret şehîdi.

şems-i ezel ve ebed sultanı

  • Ezel ve ebedin sultanı olan Güneş; bu tabir ezelden ebede kadar bütün varlık âlemini aydınlatan Allah için bir benzetme olarak kullanılır.

şems-i ezeliye

  • Ezelî Güneş; bu tabir ezelden beri bütün varlıkları aydınlatıp hayat veren Allah için bir benzetme olarak kullanılır.

şems-i sermedi / şems-i sermedî

  • Devamlı Güneş, bu tabir devamlı olarak herşeyi nurlandıran ve aydınlatan Allah için bir benzetme olarak kullanılır.

tahsis-i taabbüd

  • İbadeti ve kulluğu sadece Allah için yapma.

ümmet-i kaime

  • Hakşinas, doğru, doğrudan ve Allah için kalkan, müstakim ve âdil ümmet.

vakfetmek

  • Allah için vermek.

vakıf / vâkıf

  • Bilen, Allah için veren.

vallahi / vallâhi

  • Allah için, Allah hakkı için, Allah'a yemin ederim (meâlinde büyük yemin.)
  • Allah için.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın