LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te alıştırma ifadesini içeren 25 kelime bulundu...

emperyalizm

  • Bir devletin, sınırlarını genişletme politikası. Sınırları genişletmekteki gaye, başka memleketlerin zenginlik kaynaklarını ele geçirme ve insanlarını kendi hesaplarına çalıştırmaktır. Bu maksat için çok defa silâhlı harp, hem masraflı, hem de hürriyet fikriyle bağdaşmadığından zamanımızda daha sins (Fransızca)

gerdena

  • Kuş veya kuzu çevirmesi. (Farsça)
  • Yürümeye yeni başlayan çocukları, yürümeye alıştırmak için yapılmış bir cins araba. (Farsça)
  • Kebap şişi. (Farsça)
  • Fırıldak, topaç. (Farsça)

idman / idmân / ادمان

  • Alıştırmak. Bir şeyde meleke kazanmak için tekrar tekrar hareket yapmak.
  • Beden terbiyesi. Jimnastik.
  • Alıştırma.
  • Alıştırma. (Arapça)
  • Spor, egzersiz. (Arapça)

ilaf / ilâf

  • Ülfet etmek. Alıştırmak. Ülfet ettirmek.
  • Bir adedi bine çıkarmak.
  • Ülfet ettirme, ülfet ettirilme, alıştırma, uzlaştırma.

inas

  • (Üns. den) Alıştırma, ünsiyet ettirme.
  • Görme, bilme.

istihdam

  • Çalıştırma, kullanma.

istihdam etme

  • Çalıştırma.

istihdam etmek

  • Çalıştırmak.

istihdam-ı rabbani / istihdam-ı rabbânî

  • Bütün varlıkları terbiye eden ve idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah'ın çalıştırması, hizmet ettirmesi.

istihdam-ı rahmani / istihdam-ı rahmânî

  • Rahmet ve merhameti sonsuz olan Allah'ın çalıştırması, hizmet ettirmesi.

makinist

  • Makine ustası. Makineyi çalıştırmakla vazifeli kişi.

meşk

  • Alıştırma, örnekleme.

mey'a

  • (Mey'at) Yiğitlik başlangıcı.
  • Atı koşuya alıştırmak.
  • Erimiş sıvı madde.
  • Yere dökülen bir sıvının akıp gitmesi.
  • Bir şeyin ilk zamanı. Tâzelik vakti.

mümaresat

  • Mümâreseler. Alıştırmalar, bir işi devamlı yapmakla alıştırmalar. Ustalıklar. Melekeler.

sermeşk

  • Temrin yazısı; alıştırma için hazırlanmış yazı örneği.

ta'lim

  • Öğretmek. Yetiştirmek. Alıştırmak. Belli etmek. İdman.
  • Öğretmek, yetiştirmek, alıştırmak, belli etmek, idman.

ta'vid

  • (Deve) çok yaşamak.
  • Âdet edinmek. Alıştırmak, âdet ettirmek.

talim / tâlim

  • Öğretme, alıştırma.

te'hil

  • Misafire "hoş geldiniz" demek olan ehlen ve sehlen cümlesini söylemek.
  • Ehliyetli kılmak.
  • Ürkekliğini gidermek. Alıştırmak.
  • Lâyık ve müstehak görmek.

te'lif / te'lîf / تأليف

  • Yanyana getirme, alıştırma. (Arapça)
  • Kaleme alma, yazma. (Arapça)
  • Te'lîf edilmek: (Arapça)
  • Bir araya getirilmek, birleştirilmek. (Arapça)
  • Kaleme alınmak, yazılmak. (Arapça)
  • Te'lîf etmek: (Arapça)
  • Bir araya getirmek. (Arapça)
  • (Arapça)

te'nis / te'nîs / تأنيس

  • Ürkekliğini gidermek. Alıştırmak.
  • Bir hayvanı terbiye ederek işe yarar hale getirmek.
  • Alıştırma, ünsiyet ettirme.
  • Alıştırma. (Arapça)

te'nis-i ezhan / te'nis-i ezhân / te'nîs-i ezhân / تَأْنِيسِ اَذْهَانْ

  • Zihinleri alıştırmak, anlayışı kolaylaştırmak.
  • Zihinleri okşama, alıştırma.
  • Zihinleri alıştırma.

temerrün

  • Tekrar ettirerek alıştırma. İdman yapma.

temrin / temrîn / تمرین

  • Yumuşak etme. İdman ettirme.
  • Tekrarlatarak çalıştırma. Egzersiz.
  • Alıştırma.
  • Alıştırma, egzersiz. (Arapça)

zecr

  • Menetme, engel olma. Nehyetme.
  • Zorlama, zorla yaptırma.
  • Önleme. Sıkma.
  • Kovma. Eziyet etme.
  • Angarya olarak çalıştırma.
  • Köpek balığı.
  • Çağırma.
  • Sürme.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR