LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te adavet ifadesini içeren 46 kelime bulundu...

adavet / adâvet / عداوت

  • Düşmanlık. (Arapça)
  • Adâvet etmek/eylemek: Düşmanlık gütmek. (Arapça)

arig

  • Kırılma, gücenme. (Farsça)
  • Kıskançlık, kin, nefret, adavet, düşmanlık. (Farsça)

azam

  • (Çoğulu: Azamât) Kin, husûmet, adâvet, garaz, fena niyet.
  • Öfke, hiddet.
  • Kıskançlık.

bagiz

  • Adavet olunmuş, düşmanlık yapılmış.

eben

  • Töhmetli, kabahatli kişi.
  • Adâvet, düşmanlık.

el-buğzu fillah

  • Allah için buğzetmek. Bütün şiddet, adavet ve düşmanlık Cenab-ı Hakk'ın (C.C.) rızası dairesindedir. İhlâsı kıracak, hissî hareketten sakınmaktır.

ferk

  • El ile bir şeyi ovmak.
  • Buğz ve adâvet etmek, düşmanlık yapmak.

firaş-ı kavi / firaş-ı kavî

  • Fık: Evli kadının firaşı mânâsına gelir bir tabirdir. (Bununla bilâdavet neseb sabit olup, nefy ile neseb nefy olunmayıp, lâkin laan ile nefy olunur.)

gıll

  • Düşmanlık, garaz ve adavet, gizli kin ve haset.

gıll u gış

  • Aklın muhtelif fikirler üzerinde kararsızlığı.
  • Gönül darlığı.
  • Kin ve hile. Hıyanet ve adavet.

hakd

  • Kin tutmak. Adâvetini gizlemek.

haşafet

  • Kin ve düşmanlık, haset ve adavet.

hasek

  • Kin, adavet, hased.
  • Savaş âletlerinden, üç köşeli diken şeklinde bir silâh.

haseke

  • (Çoğulu: Husek) Kin tutmak, adavet etmek.
  • Demir dikeni denilen üç köşeli diken.
  • Demirden yapılan üç köşeli "bıtırak" denilen harp âletleri.

haşife

  • Adâvet, düşmanlık, kin.

hasmi / hasmî

  • Düşmanlık, husumet, adavet.

hıkd

  • Kin, buğz, adâvet.
  • İntikam almak için fırsat beklemek.

husafe

  • Düşmanlık, adavet. Gizli kin, hased.

husake

  • Düşmanlık, adavet. Hased, gizli kin.

ıdgan

  • Kalbinde bir kimseye kin ve adavet olmak.

itat

  • Düşmanlık, zıtlık, adavet, muhasame.

kala

  • Buğz, adâvet.

kaly

  • Et ve buğday kavurmak.
  • Buğz, adavet, düşmanlık.

kin

  • Gizli düşmanlık. Garaz. Buğz. Adâvet. (Farsça)

meşakka / meşâkka

  • Muhalefet ve adâvet etmek. Karşı gelip düşmanlık yapmak.

mi're

  • (Çoğulu: Miâr) Kin, adâvet, düşmanlık.

mübagaze

  • (Bugz. dan) Kin besleme. Adavet etme. Düşmanlık yapma.

müdacat

  • Adâvetini gizlemek, düşmanlığını belli etmemek.

mugalaza

  • Düşmanlık, husumet, adâvet.

muhabbet

  • Sevgi, sevme.
  • Sohbet. Ruhun, kendisinden lezzet duyduğu şeye meyletmesi. (Zıddı: Buğzetme ve adavettir.)

muhtasım

  • Düşmanlık yapan. Adavet eden. Husumet eden.

mümaret

  • Adavet edişmek, düşmanlık yapmak.

münaferet

  • Birbirinden kaçıp nefret etmek, karşılıklı huzursuzluk.
  • Adâvet, hased ve şeref cihetinde hakeme müracaat eylemek.
  • Birbiri ile müfahere eylemek.

müsaafe

  • Bir kimse ile adavet edişmek, düşmanlık yapmak.
  • Yardımlaşmak.

müşare

  • Düşmanlık, adâvet, muhâsama.

müteadi

  • (Adv. dan) Düşmanlık eden, adavet eden.

muvadaa

  • Düşmanlığı bırakıp barışma. Adaveti bırakıp sulh etme.
  • Vedâlaşma.

müzaheme

  • Yakınlık.
  • Ayrılık.
  • Düşmanlık, adâvet.

nair

  • Parlak, parlayan.
  • Düşmanlık, adavet.

şahna'

  • Buğz, düşmanlık, adâvet.

şani'

  • Adavet etmek, kin tutmak mânasına "şeneân" dan ism-i fâil olup, buğz eden, kin tutan demektir. Esas murad ise; buğz edip geçmiş olan değil, buğzunda devam ve ısrar eden demektir.

şen'

  • Buğz ve adâvet etmek. Kin bağlamak. Düşmanlık yapmak.

şenan

  • Buğz, adâvet, kin, düşmanlık.

şıhne

  • Adâvet, düşmanlık.
  • Davar bağladıkları yer.

tenakür

  • Bilmezlikten gelmek. Tecâhül etmek.
  • Birbirine adâvet etmek.

zahl

  • Öç. İntikam almak.
  • Düşmanlık, adâvet etmek, kin tutmak.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR