LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ab kelimesini içeren 79 kelime bulundu...

ab-hane

  • Abdest bozacak yer. Helâ, tuvalet. (Farsça)

abadile / abâdile

  • Abdullah isimli sahabeler.
  • Abdullah isimliler.
  • Abdullahlar. Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmı (arkadaşları) arasında fıkıh ve hadîs-i şerîf ilimlerinde şöhret bulmuş Abdullah adını taşıyan sahâbîler. Abâdile, Abdullah kelimesinin çokluk şeklidir. Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmı arasında Abdullah isimli üç yüz kadar sahâbi bulunmaktaydı.

aban / âbân / آبان

  • Âbân ayı. (Farsça)

abbas

  • Abbas (r.a.).

abdullah çavuş

  • Abdullah Çavuş (Kula).

abesiyet

  • Abeslik, saçmalık.

abidevi / abidevî

  • Abide gibi. Abideyi andıran, âbideye benzeyen şekilde.

abnus / âbnûs / آبنوس

  • Abanoz. (Farsça)

adem-i abesiyyet

  • Abes olmayış. Faydasız ve boş olmamak.

ademü'l-abesiyet

  • Abes ve lüzumsuz olmama.

behlel

  • Abes, boş boşuna. Batıl, beyhude.

beni abdilmuttalib / benî abdilmuttalib

  • Abdilmuttalib oğulları.

beşaret ve teavün-ü gavsi / beşaret ve teavün-ü gavsî

  • Abdülkadir Geylanî'nin (k.s.) mânen yardımı ve müjdesi.

bilamübalağa / bilâmübalâğa

  • Abartısız.

def-i hacet / def-i hâcet

  • Abdest bozmak.

delailü'l-i'caz / delâilü'l-i'câz

  • Abdülkâhir-i Cürcânî'nin, Kur'ân-ı Kerim'in edebî yönünü anlattığı bir eseri.

esrarü'l-belaga / esrarü'l-belâga

  • Abdülkâhir-i Cürcânî'nin, belâgat hakkında bir eseri.

esrarü'l-belagat / esrarü'l-belâgat

  • Abdülkâhir-i Cürcânî'nin, belâgat hakkında bir eseri.

fıkra-i gavsiye

  • Abdülkadir-i Geylânî'ye ait söz, yazı.

fütuhu'l-gayb

  • Abdülkadir-i Geylânî Hazretlerinin bir eseri.

gavs

  • Abdülkadiri Geylanî hazretleri.

gavs-ı azam / gavs-ı âzam

  • Abdulkàdir-i Geylânî (k.s.).

gavs-ı azam şeyh geylani / gavs-ı âzam şeyh geylânî

  • Abdulkâdir-i Geylânî (k.s.).

gavs-ı geylan / gavs-ı geylân

  • Abdulkadir-i Geylânî (k.s.).

gavs-ı geylani / gavs-ı geylânî

  • Abdulkâdir-i Geylânî (k.s.).

gavs-ül a'zam

  • Abdülkadir-i Geylanî (K.S.) Hazretlerinin nâmı. En büyük Gavs. Evliyâullahın büyüğü. Gavs-i Ekber de denir.

habrü'l-ümme

  • Abdullah İbn-i Abbas'ın ümmetin âlimi mânâsına gelen lakabı.

hades

  • Abdestin bozulması.
  • Abdestsizlik veyâ cünüblük hâli.

hamza

  • Abdulmuttalib'in oğlu olup, Resulüllah'ın (A.S.M.) amcasıdır. Önceleri, İslâm dinine karşı olanlarla beraberdi. Ebucehil'in İslâm düşmanlığını çok ileri götürmesi karşısında, imana girip Ebucehil ve din düşmanlarına karşı çıktı ve İslâm'a büyük hizmetleri oldu. Uhud Gazası'nda 57 yaşında iken şehid

haşuş

  • Abdesthane, helâ, tuvalet.

hazret-i abdullah ibni ömer

  • Abdullah ibni Ömer (r.a.).

hazret-i gavs

  • Abdülkadir-i Geylânî (k.s.).

hazret-i gavs-ı azam / hazret-i gavs-ı âzam

  • Abdülkâdir-i Geylânî (k.s.).

hazret-i gavs-ı azam şeyh geylani / hazret-i gavs-ı âzam şeyh geylânî

  • Abdül Kâdir-i Geylânî (k.s.).

hilafet-i abbasiye / hilâfet-i abbâsiye

  • Abbasi hâlifeliği; Abbasiler dönemi.

hilallemek / hilâllemek

  • Abdest alırken, el ve ayak parmakları ile sakalın ve kadınlarda sık saçların arasına ıslak parmaklarını sokarak hareket ettirmek.

ibn-i abbas / ibn-i abbâs

  • Abdullah İbni Abbas (r.a.).

ibni abbas

  • Abdullah İbni Abbas (r.a.).

iki lütfü'ler

  • Abdullah Lütfi Özerdem ve Küçük Lütfi.

işarat-ı gavsiye / işârât-ı gavsiye

  • Abdulkadir-i Geylânî'nin verdiği haber.

islamköylü abdullah / islâmköylü abdullah

  • Abdullah Çavuş (Kula).

istinşak / istinşâk

  • Abdest ve boy abdesti (gusül) alırken burna su çekme.

itizam-ı ma la yelzem / itizâm-ı mâ lâ yelzem / التزام ما لا یلزم

  • Abesle iştigal etmek.

kadiri / kadirî

  • Abdülkadir-i Geylanî Hazretlerinin yolunda olan, onun tarikatına mensub. olan.
  • Abdülkadir Geylanî tarikatından olan.

kaplama mesh

  • Abdestte başın her tarafının mesh edilmesi.

kaside-i gavsiye

  • Abdülkadir-i Geylânî'nin yazdığı manzum eser.

keramat-ı aleviye ve gavsiye / keramât-ı aleviye ve gavsiye

  • Abdulkadir Geylani ve Hz. Ali'nin kerameti.

lahva

  • Abes, bâtıl sözleri çok söyleyen, boş konuşan kadın. (Müz: Elhâ)

mahall-i hitab-ı gavsi / mahall-i hitab-ı gavsî

  • Abdülkadir-i Geylânî'nin (k.s.) hitap yeri.

mazmaza

  • Abdest ve gusül alırken ağzı su ile yıkamak.
  • Abdestte ağzı yıkamak.

mebrez

  • Abdesthâne.

medar-ı nazar-ı şeyh

  • Abdülkadir-i Geylânî'nin baktığı nokta.

mest

  • Abdest alırken ayağın yıkanması farz olan yerini yâni topuklarla birlikte ayakları örten deriden yapılmış su geçirmez ayakkabı.

mizae

  • Abdest alacak kap.

mübalağa / mübâlağa / مُبَالَغَه

  • Abartma.
  • Abartı.
  • Abartartma.

mübalağacı / mübalâğacı

  • Abartan.

mübalağacuyane / mübâlağacûyâne

  • Abartırcasına.

mübalağakarane / mübalâğakârane / mübâlağakârâne

  • Abartarak.
  • Abartırcasına.

mübalağalı / mübalâğalı

  • Abartılı.

mübalağasız / mübalâğasız

  • Abartısız.

muhibb-i baz-ı geylan / muhibb-i bâz-ı geylân

  • Abdülkâdir-i Geylâni Hazretlerinin seveni.

müsevvide

  • Abbasiye tâifesinden bir fırka.

müsta'mel su

  • Abdestte veya gusülde veya kurbet için (yemekten önce ve sonra, sünnet olduğu için el yıkamak gibi) kullanılan su.

mütevazzi

  • Abdest alan, abdestli.

şah-ı geylani / şah-ı geylânî

  • Abdülkadir-i Geylânî (k.s.).

şiz

  • Abnus ağacı.

sübha namazı

  • Abdest aldıktan sonra Allah rızâsı için kılınan iki rek'at namaz.

taharet-i suğra

  • Abdestsizlik denilen hali, abdest alarak gidermek.

tahlil etmek / tahlîl etmek

  • Abdest alırken el ve ayak parmakları arasına sol, sakalın sarkan kısmının içine ise sağ elin yaş parmaklarını tarak gibi sokarak karıştırmak.

tarihçe-i hilafet-i abbasiye / tarihçe-i hilâfet-i abbasiye

  • Abbasi hilâfeliğinin tarihçesi.

tavaddu'

  • Abdest almak.

tavaif-i müluk / tavaif-i mülûk

  • Abbasi Devletinin parçalanması ile meydana gelen küçük devletler.

tavazzu'

  • Abdest alma.

teabbüs

  • Abes yüzlü olmak.

teşci-i gavs-ı azam / teşci-i gavs-ı âzam

  • Abdülkadir Geylanî'nin (k.s.) teşviki.

tevaif-i müluk / tevâif-i mülûk

  • Abbasî Devletinin parçalanmasıyla meydana gelen küçük devletler.

virdü'l-işa / virdü'l-işâ

  • Abdülkadir-i Geylânî'ye ait olan bir zikir; Yatsı virdi.

vuzu / vuzû / وضوء

  • Abdest. (Arapça)

vuzu'

  • Abdest alma. Abdest suyu. Abdest.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın