LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ağırbaşlı ifadesini içeren 30 kelime bulundu...

ba-vekar

  • Ciddi, vakarlı, ağırbaşlı.

bavekar / bâvekar / باوقار

  • Ağırbaşlı. (Farsça - Arapça)

bürdbar

  • Ağırbaşlı. Sabırlı, mütehammil, uysal, tahammüllü kimse. (Farsça)

bürdbari / bürdbarî

  • Ağırbaşlılık, sabırlılık. (Farsça)

ciddi / ciddî / جدی

  • Gerçek. Hakikat.
  • Ağırbaşlı, hâlleri sakin olan kişi.
  • Mühim.
  • Ağırbaşlı. (Arapça)
  • Önemli. (Arapça)

ciddiyet

  • Ciddîlik.
  • Ağırbaşlılık, sakin hâllilik.
  • Ehemmiyet.

ciddiyyet / جدیت

  • Ciddilik. (Arapça)
  • Ağırbaşlılık. (Arapça)

fantezi

  • yun. Çeşitli ve süslü. Müsrifane süs isteğinden doğan hayal hareketi ile yapılmış süslü eşya veya süslenmek. Ağırbaşlı olmayan.

izzet-i ilmiye

  • İlmin izzeti; ilmin gerektirdiği vakar, ağırbaşlılık.

kabadayı

  • Mc: Cesur, kahraman, cengâver. Eskiden kabadayılar ağırbaşlı, fenalıktan kaçınır, iyiliği sever insanlar oldukları için muhitlerinde hürmet görürlerdi.
  • Kimseden korkmaz görünerek şuna buna meydan okuyan kimse, yiğit taslağı.

mekinet / mekînet

  • Onur, vakar, ciddiyet, ağırbaşlılık.

mekis / mekîs

  • Vakarlı. Onur sahibi. Ciddi ve ağırbaşlı kimse.

muvakkar / موقر

  • (Vekar. dan) Ağırlanmış, saygı gösterilmiş olan.
  • Ağırbaşlı, vakarlı, ciddi.
  • Ağırbaşlı. (Arapça)

muvakkaran

  • Vakarla, ciddiyetle, ağırbaşlılıkla.
  • Ağırlanmış, saygı gösterilmiş olarak.

nur-u vakar

  • Ağırbaşlılığın, temkinliliğin nuru.

rekanet

  • Vakarlılık, ağırbaşlılık.

rekin

  • Yüce, yüksek, âli.
  • Ağırbaşlı, ciddi, vakarlı.

rezan

  • Ağır, ciddi, vakarlı, ağırbaşlı ve temkinli kimse.

rezanet

  • Ağırbaşlılık, vakarlılık, temkinlilik, ciddilik.

rükunet

  • Ağırbaşlılık. Vakar ve temkin sâhibi olma.

sebük

  • Hafif. Ağırbaşlılığı ve ağırlığı olmayan. (Farsça)

şetaret

  • Şenlik. Şatır ve şuh olmak.
  • Yarım olmak.
  • Göz ucuyla bakmak.
  • Hafiflik. (Ağırbaşlılığın zıddı.)

temkin / temkîn / تمكين

  • İhtiyatlı davranma. (Arapça)
  • Sağlamlık. (Arapça)
  • Ağırbaşlılık. (Arapça)

temkinli

  • Ağırbaşlı, ihtiyatlı hareket etme.

vak'

  • Ağırbaşlılık. Ağırlık.
  • Yüksek yer.

vakar / وقار

  • Ağırbaşlılık, ciddiyet.
  • Ağırbaşlılık, kalp rahatlığı.
  • Ağırbaşlılık. Halim ve heybetli oluş. Nâmusu muhafazayı mucib haslet. Temkinlilik. Azamet ve izzet.
  • Ağırbaşlılık, saygınlık.
  • Ağırbaşlılık. (Arapça)

vakār / وَقَارْ

  • Haysiyetini koruma, ağırbaşlılık.

vakar-ı ilmiye

  • İlimden gelen ağırbaşlılık.

vakur / vakûr / وقور

  • Ağırbaşlı, temkin sahibi. İzzetli, vakarlı.
  • Vakarlı, ağırbaşlı.
  • Ağırbaşlı.
  • Ağırbaşlı. (Arapça)

vakurane / vakûrâne / وقورانه

  • Ağırbaşlılıkla. Düşünce ve tedbirlilikle. Temkinle. (Farsça)
  • Ağırbaşlılıkla. (Arapça - Farsça)