REKLAM ENGELLEMEYİ GERİ ALMA KODU BURADA BAŞLAR --> REKLAM ENGELLEMEYİ GERİ ALMA KODU BURADA BİTER -->

LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te _arih kelimesini içeren 10 kelime bulundu...

barih

  • (Çoğulu: Bevârih) Samyeli adı verilen sıcak ve şiddetli bir çeşit rüzgâr.

carih / cârih

  • Yaralayan. Yara açan.
  • Cerheden, çürüten.
  • Avcı hayvan.
  • Şahitliği reddeden, yaralayan.

darih

  • Kabir. Mezar.

farih

  • (Çoğulu: Fevârih-Füreh) Gayretli davar.
  • Akıllı kişi.

karih

  • Yaralı, cerihalı.
  • Çıbanlı.
  • (Çoğulu: Kuruh-Kavârih) Kesbedici, kazanan.
  • Dişleri tam olan davar.

sarih / sarîh

  • Kurtaran, maded veren. İmdad eden.
  • Çağırılan, kendisinden meded beklenen.
  • Meded isteyen.
  • Açık, belirli âşikâr. Sâf ve hâlis olan.
  • Açık.
  • Belli, açık, meydanda olan. Kendisinden kasd edilen mânânın açıkça anlaşıldığı lafız (söz).
  • Açık.

şarih / şârih / شارح

  • Şerheden, açıklayan. Bir şeyin mânasını izhâr eden.
  • (Çoğulu: Şurah) Yiğit, kahraman.
  • Şerh eden, bir kitaba açıklama yazan kimse.
  • Şerheden, açıklayan.
  • Şerh eden. (Arapça)

sarih / صريح / sarîh / صریح / صَر۪يحْ

  • Açık.
  • Açık, kuşku götürmeyen. (Arapça)
  • Açık.

tarih / تاريخ

  • Hâdiseye vakit tayin etmek.
  • Vak'anın vukuuna tayin olunan vakit. Zaman tesbiti.
  • Geçen hâdiseleri kaydetmekten hâsıl olan ilim.
  • Vak'anın vukuuna vakit tayin eden söz ve makam.
  • Memlekette vâki olan hâdiseleri zamana nazaran tertip ve sırasıyla zikir ve beyan ede
  • İşe yaramaz diye bir kenara atılmış nesne.

    zarih

    • (Darih) Mezar, kabir. Türbe.

     

    Bağış Yapmak İçin Tıklayın