LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Zirvesi ifadesini içeren 13 kelime bulundu...

ala-yı illiyyin-i şeref / âlâ-yı illiyyîn-i şeref

  • Şerefin zirvesi, en yüce mertebesi.

ala-yı illiyyin-i tevhid / âlâ-yı illiyyîn-i tevhid

  • Tevhid mertebelerinin en yükseği; her şeyi bir olan Allah'a verme derecelerinin en yükseği, en zirvesi.

arş-ı hakikat

  • Hakikat zirvesi, seması.

arş-ı kemalat / arş-ı kemâlât

  • Mükemmelliklerin, faziletlerin arşı, zirvesi.

bel

  • t. Geminin orta kısmı.
  • Bedenin ortası. Göğüs ile karnın arası.
  • Yüksek dağın iki zirvesi arasındaki kavisli kısmı veya alçakça olan geçit ve boğazı.

cibal-i şahika / cibâl-i şâhika

  • Zirvesi çok yüksek olan dağlar.

evc-i medeniyet

  • Medeniyetin zirvesi.

evc-i rif'at

  • Yüksekliğin son noktası, zirvesi, tepesi.

kabe-i irfan / kâbe-i irfan

  • İrfan zirvesi, merkezi.

kemalin kemali / kemâlin kemâli

  • Mükemmellik ve kusursuzluğun zirvesi, en mükemmel seviyesi.

kuvvet-i kamile / kuvvet-i kâmile

  • Mükemmel güç, kıvam ve zirvesinde olan güç.

münteha-yı zirve-i hiçi / müntehâ-yı zirve-i hiçî

  • Yokluk ve hiçliğin zirvesi, en son noktası.

şahika-i nur / şâhika-i nur

  • Nur'un zirvesi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın