LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Yuya ifadesini içeren 30 kelime bulundu...

ahterşümar / ahterşümâr / اخترشمار

  • Yıldızbilimci. (Farsça)
  • Geceleri uyuyamayan. (Farsça)

ashab-ı kalib / ashâb-ı kalib

  • Bedirde öldürülüp kuyuya atılmış olan müşrikler.

ashab-ı ress / ashâb-ı ress

  • Kur'anda bahsi geçen bir kavim adıdır. Kimler oldukları kati bir şekilde tesbit edilemiyor. Râvilerin ekserisi, peygamberlerine isyan eden ve onu öldürüp kuyuya atan, bundan dolayı da Cenab-ı Hakkın helâk ettiği bir kavim olduğu hakkında ittifak etmektedir. (Furkan Suresi, 38 inci Ayet)

ciar

  • Ucunu bir kazığa bağlayıp bir ucunu da beline bağlayıp kuyuya inilen ip.

hab-güzar

  • Uyuyan, uyuyucu. (Farsça)

habide / habîde

  • (Çoğulu: Hâbidegân) Uyuya kalmış, uykuya dalmış, uyumuş. (Farsça)

hacid

  • Uyuyucu, uyuyan.

hiss-i naim / hiss-i nâim

  • Uyuyan his, hareketsiz duran duygu.

hufte / خفته

  • Uyuyan, uyumuş. (Farsça)

ihtimam

  • Elem ve kederden uyuyamamak.
  • Perhizkârlık etmek, riyazette bulunmak.

irca

  • Sonraya bırakmak.
  • Kuyuya kenar yapmak.

kainat-ı naime / kâinat-ı nâime

  • Uyuyan kâinat.

keryan

  • Uyuyan kişi, nâim.

menamen

  • Uyuyarak. Uykuda olarak.

mugf

  • Uyuyan.

müstelki / müstelkî

  • Arka üstü yatan veya uyuyan.

mütenavim

  • (Çoğulu: Mütenavimîn) (Nevm. den) Uyur gibi görünen. Yalandan uyuyan.

mütenavimin / mütenavimîn

  • (Tekili: Mütenavim) Uyur gibi görünenler. Yalandan uyuyanlar.

mütenevvim

  • (Nevm. den) Rüya gören. Uyuyan, uyuklayan.

mütesehhir

  • (Çoğulu: Mütesehhirîn) Geceleyin uyuyamayıp sabahlayan.

naim / nâim / نائم

  • Uyuyan, uykuda olan.
  • Uyuyan.
  • Uyuyan.
  • Uyuyan. (Arapça)

naime / nâime

  • Uyuyan.

naimin / naimîn

  • (Tekili: Nâim) Uyuyanlar, uykuda bulunanlar.

niyam

  • (Tekili: Nâim) (Nevm. den) Uykuda olanlar, uyuyanlar.

riyazat

  • Nefsi terbiye için az yiyip az uyuyarak dünya lezzetlerinden kurtulma.

sahir

  • (Seher. den) Uykusuz kalan. Uyuyamayan.

şebgir / şebgîr / شبگير

  • Geceleri uyuyamayan, uykusuzluk çeken. (Farsça)
  • Sabah. (Farsça)

teştiye

  • Kışın uyuyan hayvanların uykusu.

üsun

  • Suyun tad ve renginin değişmesi.
  • Bir kimse kuyuya girdiğinde buharından veya murdar kokulardan dolayı aklının gitmesi.

yusuf

  • Hz. Yakub'un (A.S.) oniki oğlundan en küçüğü idi. Babası kendisini çok severdi. Gördüğü bir rüyayı babası tabir ederek peygamber olacağını ve bütün kardeşlerinin kendisine itaat edeceklerini söyledi. Kardeşleri kendisini kıskandıkları için bir hile ile izini kaybetmek istediler ve bir kuyuya attılar

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın