LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Yiyen ifadesini içeren 76 kelime bulundu...

ademhar / âdemhâr / آدم خوار

  • Yamyam, insan yiyen. (Arapça - Farsça)

akil / âkil / آكل

  • Yiyen, yiyici.
  • (Ekl. den) Ekl eden, yiyen. Yiyici.
  • Yiyen. (Arapça)

akil-ül beşer / âkil-ül beşer

  • İnsan eti yiyen.

akil-ül küll / âkil-ül küll

  • Herşeyi yiyen.

akilet-ül ekbad / âkilet-ül ekbâd

  • Ciğerler yiyen kadın.
  • Uhud harbinde şehid olan Hz. Hamza'nın (R.A.) göğsünü yararak ciğerlerini yiyen Ebu Süfyanın karısı Hind.

akilü'n-nebat / âkilü'n-nebat

  • Ot yiyen, otobur.

akilü's-semek / âkilü's-semek

  • Balık yiyen.

akilüllahm / âkilüllâhm

  • Et yiyen.

akilünnebat / âkilünnebat

  • Ot yiyen.

akilüssemek / âkilüssemek

  • Balık yiyen.

akkal / akkâl

  • Çok yiyen, obur.
  • Tıb: Etrafındaki etleri çürütüp mahveden (yara).

alic / âlic

  • İki hörgüçlü büyük deve. Yumuşak nesne.
  • Kırda bir kumlu yer.
  • Alcân dedikleri otu yiyen deve.

aşyan

  • Akşam yemeği yiyen kişi.

bilaz

  • Kaçkın kimse.
  • Yemeği doyana kadar yiyen.
  • Kısa boylu adam.

bugas

  • Leşle beslenen kuşlar, leş yiyen kuşlar.

bukalemun

  • Bulunduğu yerin rengine giren, fare büyüklüğünde, böcek yiyen bir hayvan. (Farsça)
  • Mc: Sık sık fikir ve kanaat veya meslek değiştiren. (Farsça)

büraka

  • Bütün gün yüzünü süsleyen kadın.
  • Yemek sırasında bir kimseye kızıp, yemeği kimseye vermeyip yalnız yiyen kadın.

cellale

  • Necaset yiyen sığır.

ceruz

  • Obur, çok yiyen.

cürzum

  • (Çoğulu: Cürâzim) Çok yiyen kişi.

ekele

  • (Tekili: Âkil) Çok yiyenler, oburlar, pisboğazlar.

ekul

  • (Ekl. den) Çok fazla yiyen, obur, pisboğaz.

feyyad

  • Erkek baykuş.
  • Çok yiyen adam.

giran-har

  • Obur, çok yiyen. (Farsça)

güsar

  • Yiyen, yiyici. İçen, içici manalarına birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Gam-güsar : Dert ortağı, arkadaş. (Farsça)

har / hâr / خوار

  • Yiyen. (Farsça)

hevas

  • Çok yiyen kişi.

hibla'

  • Yeyici, yiyen.
  • İt, köpek, kelb.

hind

  • Hindistan'ın kısa adı.
  • Bir kadın adı. (Asr-ı saadette Hazret-i Hamza'nın ciğerlerini yiyen kadın, Ebu Süfyan'ın karısı.)
  • Fetva metinlerinde kadını temsil etmek üzere kullanılan umumi isimlerden birisi. Diğerleri: Fatıma, Hatice, Zeyneb.

hor

  • Kıymetsiz, ehemmiyetsiz. Adi. (Farsça)
  • Güneş, ışık, aydınlık. (Farsça)
  • Yiyen, yiyici anlamında olup, birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Miras-hor : Miras yiyen. (Farsça)

hoş-alef

  • Çok fazla yiyen hayvan. (Farsça)
  • Mc: Helâl haram demeden her şeyi yiyen kimse. (Farsça)

hulüc

  • Çok yeyici, fazla yiyen.

jerd

  • Çok yiyen, obur. (Farsça)

kase-lis / kâse-lis

  • (Kâselis) Çanak yalayıcı. Çok yiyen, obur. Hırslı. (Farsça)
  • Dalkavukluk. Alçak huylu kimse. (Farsça)
  • Dilenci. (Farsça)

katin

  • Kene.
  • Az yiyen kimse.
  • Testi.

kenud

  • Çok küfran-ı nimet eden kimse. Çok levm ve küfreden cahud.
  • Birşey yetiştirilemiyen verimsiz arazi.
  • Kocasının hukukuna ve iyiliklerine küfran eden nankör kadın.
  • Yemeğini misafirden sakınarak yalnızca yiyen cimri.
  • Kölesini, uşağını çok döven kimse.

kerşeb

  • Yaşlı, ihtiyar.
  • Hali kötü olan kimse.
  • Kalın ve uzun nesne.
  • Arslan.
  • Çok yiyen, obur.

kırşib

  • Yaşlı davar.
  • Arslan. Çok yiyen, obur.
  • Uzun boylu kimse.
  • Kötü ahlâklı.

korsan

  • itl. Deniz haydutu. Deniz eşkiyası.
  • Başkaların haklarını zor kullanarak yiyen kimse.
  • Bir hakkı izinsiz olarak kullanan.

kuftehar

  • Köfte yiyen. (Farsça)
  • Geveze, çenesi düşük. (Farsça)
  • Şarlatan. Kendini beğenmiş. (Farsça)
  • Çapkın. (Farsça)

lahim

  • Et yediren.
  • Devamlı olarak et yiyen.

lahime

  • Et yiyen hayvan.

laşehar / lâşehâr / لاشه خوار

  • Leş yiyen. (Farsça)
  • Leş yiyen. (Farsça)

latmahar / latmahâr

  • Tokat yiyen. Şamar atılan kimse. (Farsça)

lekedhar

  • Çifte yiyen. (Farsça)

lekedkub

  • Çifte yiyen. Hayvanların ayakları altında ezilen. (Farsça)

lekedzede

  • Çifte yiyen. (Farsça)

lu'muz

  • Çok yiyen kişi, obur.

mahihar

  • Balık yiyen. Balık avlayan, balıkçıl. (Farsça)

merdümhar / مردم خوار

  • Yamyam. (Farsça)
  • İnsan eti yiyen vahşi hayvan. (Farsça)
  • İnsan yiyen, yamyam. (Farsça)

meytehar / meytehâr

  • Hayvan leşi yiyen.

mirashar

  • Mirasyedi. Kendine kalan mirası yiyen. Mirashor. (Farsça)

mıt'am

  • Çok yeyici, fazla yiyen.

mit'am

  • (Çoğulu: Matâim) Çok yemek yiyen. Yemeği bol olan.

mübteli'

  • (Bel'. den) Yutan. Yiyen.

müclıh

  • Çok yiyen.

mükeddi / mükeddî

  • Israr ile alıp israf ile yiyen kişi.

mürtekib

  • (Rukub. dan) İrtikab eden, kötü iş yapan.
  • Rüşvet alan ve yiyen.

mürtekibin / mürtekibîn

  • (Tekili: Mürtekib) İrtikâb edenler. Kötü iş yapan kimseler.
  • Rüşvet alan ve yiyen kişiler.

mürteşi / mürteşî / مرتشى

  • Rüşvetçi, rüşvet yiyen. (Arapça)

müteharriş

  • Tırmalanan, tırmıklanmış olan, tırmık yiyen.

mütelahhız

  • Ekşi birşey yiyen kimsenin yanında ağzı sulanan.

mütenavil / mütenâvil

  • Tenavül eden. Alıp yiyen. El uzatıp alan.
  • Yiyen.

mütenavilin / mütenavilîn

  • (Tekili: Mütenavil) Alıp yiyenler.

mütesahhir

  • Sahur yiyen.

müvecceb

  • Yirmidört saatte bir kere yemek yiyen kimse.

pesmande-hor

  • Artık yiyen. (Farsça)

rahib

  • Bol, geniş.
  • Obur, çok yiyen kişi.

rişvet-har / rişvet-hâr

  • Rüşvet yiyen. (Farsça)

rizehar / rizehâr

  • Kırıntı ve döküntü yiyen. (Farsça)

rizehor

  • Kırıntı, döküntü yiyen. (Farsça)

rühus

  • Çok yiyen obur, ekvel.

ruzehar

  • Oruç yiyen. Oruçsuz. (Farsça)

şikembende

  • Midesine düşkün. Çok yiyen. (Farsça)

sukatahar / sukatahâr

  • Kırıntı, artık yiyen. (Farsça)

sus

  • Yemeği yalnız başına yiyen kötü insan.