LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Yerleşmiş ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

adat-ı müstemirre / âdât-ı müstemirre

  • Yerleşmiş âdetler.

adet-i müstemirre / âdet-i müstemirre

  • Yerleşmiş alışkanlıklar ve gelenekler.

ahlak / ahlâk

  • İnsanda yerleşmiş huylar. Hulkun çokluk şeklidir.

an'ane-i müstemirre

  • Yerleşmiş, devam eden gelenek.

berkarar

  • Kararlı. Yerleşmiş. Devamlı.
  • Kararlı, yerleşmiş.

cay-gir

  • Yerleşen, yer tutan, yerleşmiş. (Farsça)

hazıra / hâzıra

  • şehirli, medeni.
  • Bir yerde mukim olmuş, bir yere yerleşmiş.
  • Şehirli.
  • Bir yere yerleşmiş.
  • Medeni.

hoşnişin

  • (Çoğulu: Hoş-nişinân) Göçebe. (Farsça)
  • Rahat yerleşmiş. (Farsça)

huy

  • İnsandaki yerleşmiş özellik.

kavaid-i mukarrere / kavâid-i mukarrere

  • Yerleşmiş kaideler, kurallar.

lenger-endaz

  • Demir atan, demir atmış, iyice yerleşmiş.

manzume-i hakikat

  • Hakikat manzumesi; belli bir düzen içinde yerleşmiş hakikatler.

mekin / mekîn

  • Yüksek rütbe sâhibi. Vakarlı. Temkinli. Nüfuz ve iktidar sahibi.
  • Yerleşmiş. Oturmuş. Sâkin, Muhkem.

meleke

  • Yerleşmiş huy, alışkanlık, tabiat.

müstakar

  • Yerleşmiş, oturmuş.

müstakırr

  • (Karâr. dan) İstikrar bulmuş, yerleşmiş, sâbit.

müstekar

  • Karar kılınacak, yerleşilecek yer.
  • Sâbit, hiç değişmeyen, yerleşmiş, değişmez.
  • Yerleşmiş, sabit, istikrarlı; değişmez.

müstemir

  • Yerleşmiş, devamlı.

müstemirren

  • Devamlı, yerleşmiş.

mutavattın

  • Yerleşmiş. Vatan eylemiş. Vatan eyleyen.
  • Yerleşmiş.

müzmin / مُزْمِنْ

  • Eskimiş. Üzerinden zaman geçmiş. Zamanla yerleşmiş olan (hastalık).
  • İyice yerleşmiş, kronik.
  • Yerleşmiş, eski.
  • Zamanla yerleşmiş.

paydar

  • (Pâyidar) İyice yerleşmiş. Devamlı, kadim. (Farsça)
  • Sağlam. Muhkem. (Farsça)
  • Sermedî. (Farsça)
  • Bedi. ' (Farsça)
  • Sâbit. (Farsça)

Payidar / pây-dâr / پایدار

  • İyice yerleşmiş, sağlam, devamlı, sürekli

payidar / pâyidâr

  • İyice yerleşmiş, sağlam, sürekli.

    “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır”
    Gazi Mustafa Kemal Atatürk


rasih / râsih

  • (Çoğulu: Râsihîn-Râsihûn) (Rüsuh. dan) Temeli kuvvetli, sağlam.
  • Bilgisi, bilhassa dinî bilgileri çok geniş olan.
  • İyice oturmuş, dem ve damarlarına yerleşmiş, temeli sağlam ve kuvvetli olan.
  • İyice oturmuş, yerleşmiş, sağlam.

rasiha / râsiha

  • Çok sert ve katı, güçlü bir şekilde yerleşmiş.

yafes

  • Hz. Nuh'un (A.S.) üçüncü oğlu. Tufandan sonra Hazar Denizinin kuzeyinde yerleşmiştir.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR