LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te Yera ifadesini içeren 18 kelime bulundu...

harem-i şerif / harem-i şerîf

  • Müslümanların kıblesi olan Kâbe-i muazzamanın ortasında yeralan etrâfı kubbeli revaklarla çevrili mescid. Kâbe'nin etrâfı.

ilm-i tabakatü'l-arz

  • Yeraltı ilmi, jeoloji.

itare

  • (Tayerân. dan) Uçurma veya uçurulma.
  • Hızla gönderme, yollama.
  • Otomobil tekeri.

kanat / kanât / قنات

  • (Çoğulu: Kanavât) Yeraltına döşenmiş olan künk. Küçük kanal, su borusu.
  • Sopa, mızrak.
  • Yeraltı su kanalı. (Arapça)

kanavat

  • (Tekili: Kanât) Yeraltına döşenmiş olan künkler. Su yolları.
  • Mızraklar, sopalar.

kariz / kâriz / كاریز

  • Yeraltı su kanalı. (Farsça)

mahzen

  • Hazine ve define gibi şeyleri koyacak yer.
  • Erzak yeri.
  • Bodrum. Yeraltı.

seyran

  • (Aslı: Seyeran) Gezme, gezinme. Bakıp görme.
  • Hareket etme.
  • Açılma, ferahlanma, teferrüc.

silsile-i meratib / silsile-i merâtib / سلسلهء مراتب

  • Hiyerarşi.

tabakat-ı hükumet / tabakat-ı hükûmet

  • Yönetim katmanları, hiyerarşisi.

tahtel'arz

  • Yeraltı.

tahtelarz / تحت الارض

  • Yeraltı.
  • Yeraltı. (Arapça)

tair

  • (Tayeran. dan) Uçucu. Uçan.
  • Kuş.

tetayür

  • (Tayeran. dan) Uçuşma. Uçuşup dağılma.

yera

  • (Tekili: Yerâa) Yontulmamış kamış kalemler. Kamışlar.
  • Ateşböcekleri.

yeraa

  • (Çoğulu: Yerâ) Kamış düdük.
  • Yontulmamış kalem.

yerbu'

  • (Çoğulu: Yerabi') Arap tavşanı adı verilen yaban faresi.

yerma'

  • (Çoğulu: Yerâmi) Alçı taşı.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın